27 Ekim 2013 Pazar

2 yol vardı ben ilkini seçtim

Az önce çok ama çok eski bir arkadaşımın çocuklarıyla fotoğraflarını gördüm.

Sanırım ben çok kötü bir insanım yani nasıl olup da o fotoğraflara bakıp aklıma böyle birşey geldi bilmiyorum ama 2 yol vardı ya aklıma geleneleri yazacaktım ya aklımdan unuturcasına savuşturacak, ben ilkini seçtim.

Yakın zaman içinde birkaç defa üst üste olduğu için sanırım böyle oldu. Kafama bu kancayı takan arkadaşlarımın erkek olduğunu, varlıklı ailelerin, zamanın da "pek"çok" kızın kalbini kırmış evlatları olduğunu da eklemeliyim.

Yakışıklı, her istediğini istediği an yapabilecek imkan,olanak ve cesarete sahip, şu Amerikan gençlik filmlerin fırlamış o tipleri aklına getir.. Kumral da dur, işte O! Cesaret edemediğin cinsten ama mutlaka yakın arkadaşlarından biriyle sevgili olmuştur. Onlar sevgili olduklarında "Vay beee" demişsindir ve ayrıldıklarında da "Orrr...... Ç....." da demişsindir. Hayvan öyle bir kazık atmıştır ki kıza 10 yıl geçmez acısı şurasından. Hatta memleketi terk edeni var o kızların, unutmak için başka memleketler de ele karışanları var. Sevilmeyi, aile olunmayı en çok hak ettikleri zaman terk edildikleri yada aldatıldıkları zamanlar...

"Her gece aynı kadınla yatağa girmek her akşam aynı yemeği yemek gibi midem almıyor" diyeninin çocuğunun fotoğrafını görünce çenem yere çarpmadı çünkü ben onu bu tuzağa düşüren kadını çok merak ediyorum! Hani kimsenin cesaret edemediğini yapan, "Sen misin?" dedirten cinsten.

Kadınlar arasında böyle bir ırk var bence, köpek gibi koku alıyorlar. Girdikleri yerde bu tipleri bulup, ortamı izleyip, analizini çıkartıp arkasından carttt "çocuğu" çıkaranlar. Kazığı köküne kadar yemiş önce ki sevgiliyi resmen aptal yerine koyan, sen yiyemedin yawrum ben sana nasıl yenir göstereyim, model kadınlar.

Dağına göre kar veriyor Allah işte öyle ıslah olmayan, arlanmak bilmeyene böylesi layık tabi. Safın teki olsa hayatı cehenneme döner. En azından o saf cehennemin bir köşesinden ama gurbetlere kaçarak ama sevmediği ama kendine koca, evladına baba olacak düzgün birini bularak kurtuluyor.

Bu yakışıklı, aklı 125bin karış havada, "evlilik aşkı öldürüyor bebeğim" felsefesinde akıllı geçinen müthiş salakların sonu daha beter. Ya benim içim kötülük dolu, yada senaryo yazma yetisi pembe dizilerden fena etkilenmiş bir yazma yeteneğim var! Şimdi o çocuğun fotoğrafını gözüme sokan adamın suratına bakarken o kadının beyninin içinde dolaşıyormuşum gibi hissediyorum. Erkekleri şirket gibi görüyorlar, para var imkan var nereden kimden geldiği önemli değil yeter ki o istedği hayatı yaşasın. O hayatın garantisi de "çocuk". İlk fırsatta senden daha iyisini bulsun çocuk demez, koca hiç demez, aşk zaten demez, eşyasını bile toplamadan bir level üste atlar. Sen biraz ipleri bırak, o biraz iyisini bulsun durmaz. Çünkü kaybedecek birşeyi yok. Senin gibisini bulmuş çocuklarını daha emin nereye bıraksın zaten. Senin de boyanmadığın renk kalmamış çıkar fotoğrafı övün bir de...

Ne kötü ya bazen istemediğin şeylere de şahit olmuş olmak, yada duymak istemediğin şeyleri duymuş olmak. İnsanların böyle yaşanmış hayatlarına istemeden tanık olmak. Annem hep der ki "Allah iyiye çattırsın", doğru ya böyle bir hayatın bırak içinde olmayı insan şahidi bile olmayı hazmedemiyor işte.


Hiç yorum yok: