28 Nisan 2013 Pazar

"ben" ol!

bazı anlar var hayatımda yakalayabildiğim kıyı köşe anlar,
hislerimi ve düşüncelerimi uzunca hatırladığım ve üzerine kafa yorduğum
benim egoist ve bencil dünyam
benim etrafımda dönen, benden başka beni ilgilendirmeyen
ve sadece bir fotoğraf karesi gibi hatırladığım yada o an yakaladığım düşünceler

yaş ne olursa olsun ruhun bir yerde takılıp kaldığını biliyorum
böyle olduğuna inandım.
80'sindir ama 30'da bir yerde takılmışsındır
aynada ne görürsen gör
saçın, tenin, hastalıkların her ne olursa olsun
sen kontağı 30da kapadıysan artık her yaşında 30sundur.

bugün biraz kırgınım
çünkü bulamıyorum beni benden uzaklaştıran şey neydi?
kimdi?
peki ya sebep?
"ben" olmaktan vazgeçebilecek kadar değerli şey buna değdi mi?
ne zor sınavlardan geçiyoruz
bugün başka insanlarla başka bir hayat içinde olduğunu gösteriyor sana
yüzüne yüzüne bir ayna gibi tutuyor herşeyi
mideni test ediyor
miden kaldıracak mı?
yüreğini deniyor
burda tık kalacak mı? aşıp yola devam edecek mi?
ruhunu test ediyor?
keder mi ? kabulleniş mi? direniş mi?
akın akın değişmek istemediğim fakat fark etmeden de içine girdiğim çark!

ne zaman vazgeçtim kendimden?
ben olmayı bıraktıracak kadar burnumu nedir sürten?
beni ben gibi kabullenmeyen kim yada neydi bu kadar kıymetli ve ben "kendim" değilim artık!

öfke var içimde,
özümün kabul edilmeyişine boyun eğişimden sebep tuhaf bir öfke
şu an içinden çıkamadığım bir garip hal.

bir de tesellim var,
demek içimde bir yerde "ben" varım hala
hala azimle tutunuyorum kendime
günü geldiğinde çıkmak için
yada yola devam etmek için tutunuyor içimde
ve benim egoist dünyamın
bencilliğimin en güzel yanı hala o.
içimde barınması bugün beni ne çok mutlu ediyor
10 yaş gençleştim, derler ya
10 yaş ruh ekledim üzerine
bilmek yetti.

birkaç saniye düşünüyorum
ne çok şeyi unutmuşum
unutmadığım kamçılar var, bacağımda ve yüzüm de izleri kalan kazayı bile unuttum
ama ruha alınan yaralar daha derinmiş
o yaralar insanı değiştiriyor
yada içine kabuğuna çekiyormuş
kendime bile kabuklar örmüşüm içimde
kendime yabancıyım, derler ya
ya şu an, kendim için bunu söylersem...

içimde bir yerler de olman çok güzel
birbirimize tutunduğumuzu bilmek
hayatımın bir yerinde tamamen kaybolduğumuzu düşünmüştüm
o zaman çok ama çok fazla şeyi de birlikte değiştirmiştim
kendime milyonlarca söz vermiştim
tutabildiklerim ve tutamadıklarım ve hiç hatırlamadıklarım oldu
kendime verdiğim sözler yanlıştı belki
ve belki en büyük yanlış o verilen sözleri tutmaya çalışmaktı
üst üste ruhum çok gelmişti bedenime...

benim hayallerimde aile olmadı hiçbir zaman
aile mecburiyetti ve mecburiyetler birgün bitti
kendimi asla düğünümde hayal etmedim
barbie bebeğimi bile evlendirmezdim
ne olacağımı, sorduklarında "anne" diyemezdim
ben ancak arkadaş olabilirim
ve birgün beni arkadaş olarak hatırlamak isteyecek biri benden olursa
bir dipnotum var;
benim ve büyükannenin bu yaşlarımızda tesadüfen öğrendiğimiz tek birşey var
asla asla asla kimse senden daha değerli olamaz
ve sen istediğin herşeyi yapmakta özgürsün
kimsenin, kendin dahil, bunu değiştirmesine, yeltenmesine bile izin verme
sen yada "ben" olmak tek büyük hazinen!
çünkü hayat delicesine bencil ona karşı yapabileceğin tek şey daha "bencil" olmak.
sen neysen o ol, "ben" ol! durmadan "ben" ol!
en kötüysen de kötü, aptalsan da aptal, mükemmelsen de mükemmel neysen o,
karşına çıkan herkes seni değiştirmeye çalışacak
belki başaracak belki de başaramayacak
başarmalarına müsade etme
her koşulda herkese ve herşeye rağmen kendin olmak muhteşem birşey
öyle kalıp öyle de ölmek!
insanın "evet"leri ve "hayır"ları asla değişmez
çünkü onlar tercihlerindir
tercihlerin de özün.
poz verir gibi öyle kal ve hiç değişme.




Hiç yorum yok: