1 Mart 2013 Cuma

bu kafayla bir yere varamazsın

bunu sana biri söylerse bu cümleyi ciddiye al
ya kafan ekmek gibidir bebekken sırtüstü hiç döndürmeden yatırmışlardır
ya yumurta gibidir
ya darbesiz cillop gibi
ya da kimyasalı bozulmuştur.

ekmek kafaya çare yok üzülme kardeşim seni de sever senle de kanka oluruz,
yumurta kafanın da çaresi yok ama kişilik katar insana seni öyle benimser öyle belleriz
darbesiz cillop kafa kesin model hatta top model olur ama bize insan gerek di mi önce insan olucak
kimyasalları bozuk kafa da bunların hiçbiri olamaz o ancak yediği tasa sıçar.

yolun bir yerinde bir kişi çıkıp diyorsa ki sana " yapma etme bu kafayı değiştir"
gerekirse kafa nakli ol kurtul derim.
ya var ya analar neler doğuruyor neler yetiştiriyor acaba bunu yaptığından haberi var mı?
olsa yine yapar mı?

hayatın her saniyesi tecrübeyle sabit!
her yaşı, her hatırası, hatta her tanıdığın insanın en az bir cümlesi
hepsi bedava tecrübe.
parayla ancak zevki satın alırsın
mesela parayla satın alabileceğin, altındaki spor arabaya, ününe, yıllık 1 milyonuna donunu verecek çok zevkli tipler vardır.
fakat onlardan alacağın da bellidir,
zevk paketten demin çıkarıp ağzına attığın ciklet gibi
uzadıkça tadı kaçar, aroması yok olur, yıvışır, yorar, eline yapışır, kurtulmak için sadece tükürmek yeterlidir.
tecrübe öyle mi?
faydası bitmek bilmez yeter ki kullanmayı iyi bil.
işte tecrübelere dayanarak herşeyi iyi oku, herkesi iyi dinle, sadece herkese herşeye gerekirse tüm kurallara ve düzene karşı kendin ol! ve olduğunu savun!
doğrusu budur.
maşa olmak kolaydır son günlerde maşalardan maşrapa yapacağım umumi tuvaletlere.
maşa olmuş kafa artık dönemez keşke ekmek kafa olaydı
kendini o hırsla yemezdi.

evrenin bir düzeni var.
allah babayı demiyorum, dinleri demiyorum, neye inandığını sormuyorum
düzeni diyorum ben,
adaletle buluşan düzeni
o düzen herkesi içine alır
herkese hak ettiğini verir
tıpkı yemek yemek gibi doyunca tıkanırsın önüne bal baklava koysalar yutamazsın
evren de o var işte.
ben inanıyorum ve inanadığım onca şeyle burdayım,
inandığım, nasıl inandığım, nasıl anladığım, nasıl kavradığım, çözdüğüm, düşündüğüm seni asla ilgilendirmez.
bu benim kabul etmesen bile saygı göstereceksin
saygısızlığının bedelini bana değil evrene ödeyeceksin.

işte evren sana diyecek ki o kafayı değiştir
sen onu bile anlayamayacaksın
evrenle aynı dili konuşmazsan
arapça da takılıp kalırsın bakmışın tüm dünya tek sen tek!


çok derine inemedim çok istedim içlerde bir yerde daha fazlasını bulmayı
o ilk enerjimi ilk kalkanımı
yolum yarım kaldı elbet tamamlayacağım
o yola ışık olan birkaç kişi oldu hatırını unutmayacağım.

kötülüğü de içinden kazımayı öğrenebilir insan
ama evren bu ya o hastalığı verirse beynine
ve bozulunca o kimya kafanın içinde
işte sana çare yok
ne arkadaş meclisin ne kanın kardeşin sen büyük hediyen ebedi ve çaresiz yalnızlığın
biri derse yolun bir yerinde bu kafayla varamazsın diye inan varamayacağına ve orada bırak hatta kafa nakli ol evrene hediye edercesine.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Sed, ben senin kafandan çıkan yazıya dökülenler yüzünden senin kafanı seviyorum.Eskiler demiş ki ayağını sıcak kafanı serin tut diye sen de kafanı kaynama noktasına getirenlerin biletini kes kendi kafandaki düşüncelerin değil. Böyle yazdım çünkü Bileti kestim deyince korkutmuştun beni.
Güneşli güzel bir Ankara sabahından selamlar Neslihan

Mor dedi ki...

Cok seviyorum yazılarını, özgün düşüncelerini ve anlatma biçimini. Burda yorum falan olmayınca sakın zannetme ki okunmuyorsun ve begenilmiyorsun. Birbirine çok benzeyen bloglar aleminde farklı ve parlak bir renksin bence.Arada bir de olsa yazmaya devam et lütfen, ben bekliyorum mesela..:)

SED dedi ki...

Neslihan:))

bayıldım bu yoruma:)
sevgiler kocaman yağmurlu bir İstanbul Pazar'ından;)

SED dedi ki...

Mor,

"özgün düşünceler" tamlaması bana yakıştı benimsedim sen söyleyince,
iyi ki blog var yakınlarımızla konuşamadığımız aynı dili uzaklarımızla anadile çeviriyor böyle:)

sevgiler

Adsız dedi ki...

Sevgili Sed, bu hoş kafayla vardığın yerden değil ama olduğun yerden ses ver yahu

Neslihan