19 Aralık 2012 Çarşamba

21 Dec# Falan filan ama hala çok güzel

herşeye rağmen seviyorum hayatı.
durup düşündüğümde takıldığım onlarca şeye rağmen hayat hala değerli hala güzel.
çünkü öldüğüm zaman ölmüş olacağım bir daha Alaçatı'da denize girememek üzere, bir daha en sevdiğim arkadaşımla ağlaşamamak & itişememek üzere, ayakkabılarımı bir daha giyememek üzere, bir daha hiç dikiş dikememek üzere.
demem o ki herşeye rağmen hala herşey çok güzel.
geçen gün overlok makinası sinir sektesi geçirip çöpe atmış olsam bile, çok sevdiğim & değer verdiğim insanlara o sevgi & değerin bin de birine bile beni layık görmeseler bile, düşüncelerimle hayat görüşümle sürekli birileriyle çatışmak zorunda kalsam bile herşey çok ama çok ciddiyim hala çok güzel.
geçen gün dedem & anneanneme gidiyordum, kuaförün önünden geçerken tekerlekli sandalye de bir yaşlı kadın, etrafında 3 kadın daha onlar yürüyor  ve kuaförün çırağı, kadını tekerlekli sandalyesiyle kuaförün merdivenlerinden çıkartmaya uğraşıyorlardı. 
1 insanı yaşatmak ne kadar kıymetli, diye düşündüm. 1 kişi için seferber olan 4 kişi çok güzel değil mi?
elbet şikayet ettikleri gün oluyordur, elbet yakınıp dertlendikleri ama çabalıyorlar.
ne kadar kıymetli o çaba!
dedem de tekerlekli sandalye görünce gözleri ışıldıyor yaşama bir yerinden tutunuyor işte.
istemezdi, aklına bile gelmezdi hayata böyle tutunup böyle de yaşamak isteyeceği.
kimin gelir ki.
işte bunun için herşey hala çok güzel.
hala elimde olanlar & elimde kalanlar benimle kalmak & tutunmak isteyen herşey, her insan, her duygu, tek tek çok ama çok güzel & değerli.
değer ne tuhaf değil mi?
veriyorsun gidiyor işte karşılıksız kalması da var kalmaması da var.
ama umursamıyorsun değerini verirken & birgün geliyor hesap masasında koyveriyorsun gidiyor işte.
işte o an bile hala herşey çok güzel.
hayatta olan herşey & herkes için bence hala herşey çok güzel.
çünkü olmak güzel yarın kalkıp her nerede ne şekilde olursa insan o an o gözlerini hala açabildiği an çok güzel.
belki açtığı o gözler birilerinin hayata tutunma sebebi.
o sebepler iyi veya kötü her ne olursa olsun hala güzel.
bunu fark edemiyor insan.
bence insan en zor icattı.
insana sorsan hep o haklı. keşke o kadarcık & küçücük bir haklılıkla olsaydı da bitseydi.
orada haklı olup kalıverseydi & herşey devam etseydi.
kaldırım döşerken çalışanlara bakıyorum, karşımıza bir bina dikiyorlar orada çalışan çırpınan adamlara bakıyorum ne zor işleri..
işte o zorluğu görmek hala çok değerli.
evet zor tepeden tırnağa zor işte napalım bırakalım mı ucunu gitsin.
zor değil diye düşündüğünün arkasında ne var hiç bilemez aklına bile gelmez.
yıllar önce bir dua etmiştim, belki de bir dilek diledim ne yaptığımı tam olarak bilmiyorum sadece o aklımdan geçen cümleler o kadar net ki şu an hayatımın tam ortasında duruyorlar.
her sabah bana günaydın diyor, her gece iyiy geceler, yanıbaşımdalar, içimdeler, etrafımdalar, yemeğimde, suyumda her yerimde!
oysa o cümlelerin bana getirecekleri & götüreceklerini o an bir saniye bile düşünmemiştim.
o cümlenin o kafamın içinden bir yerlere gidip oradan gelip beni bulacağını bana yapacaklarını, benim ona yapacaklarımı, birbirimizi kaldırıp kaldıramayacağımızı bir saniye bile...
zor ama hala herşeye rağmen çok güzel.
çünkü birgün bittiği yerde bitecek işte başı belli sonu belli.
dizileri bunun için seviyorum sonu hiç belli değil hatta saçma bile bazen.
ne güzel sonunu bilmeden kaybolup gitmek.
fakat hangi canlı için sonu belli değil denilir ki doğdunktan sonra...
kulaklarımdan & tüm rozalarımdan ateş çıkıp kızardığım zaman bile aslında o an göremiyor olsam bile hala herşey çok ama çok güzel.
seviyorum hayatı, ne yapayım seviyorum bana verilenleri, bir bir ben seçtim önüme geldi ben de evet dedim. evet derken arkasını düşünmedim bunun için seviyorum.
1 kişi hayatın kenarındna tutsun diye o 4 kişiden 1i olabilmeyi seviyorum!

Hiç yorum yok: