17 Temmuz 2012 Salı

Herşey düz dikişten ibaret değil elbet

Yukarıda ki fotoğraf kadar da eğlenceli şeyler yazmayacağım yine...
Dediğim gibi hep de düz dikiş gitmiyoruz ne de olsa!
Ne de olsa bencilliklerin fethettiği gün be gün manyaklaşan bir döngü içindeyiz.
Hayır bunu da tek ben mi fark ediyorum neyim - ne bileyim?
30lar bir tuhaf kareşim!
Bastıkça basıyor ayakların yere, sktrmmyi öğreniyorsun ZORLA!
Yok ben ille de kendi "pembe" dünyam da yaşayacağım yok.
Ne zaman ekmek "ay çok gdo'lu" haber ve muhabbetleri yayılır ve " ay şekerim kendi ekmeğimi yapacağım artık ne var ki sinbo ekmek makinasıyla..." demek gibi birşey.
1 kere yaparsın 1 daha ellemezsin.
Yaşatmıyorlar kendi halinde.
Yaaa walla çok sıkıldım o kadar boş işler var ki başımda.
Sinek gibi yahu elimle şöyle yapıyorum bir ara uzaklaşır gibi oluyor sonra mıııy mıy "vıııız vız" tepemde.
Asla öldüremem ben böcekmiş, karıncaymış, sinekmiş ama bu öyle inat ve pervasız bir tip ki ille getir o terliği çak kafama diyor arkadaş!
Eleğimi inceltiyorum gün geçtikçe.
Hani onlar korkmuyor ya, ben de korkmuyorum- hatta şu an yazarken gülüyorum çok ciddi bir şekilde.
Gülelim geçelim dostluk neymiş, neymiş arkadaşlık, yakın sandığın(m) neymiş.
Nöbetleşe ilişkileri seviyorum.
Tek taraflı olmasın.
Çünkü ben sana yaptığımı "taş"a yapsam dile gelir bir teşekkür ederdi.
Hatta hiç tanımadığıma yapsam bir dua alırdım.
Öyle insanlar var benim hayatımda.
İçine edeyim zor insanım ben, zor seçerim, zoru seçerim...
Olmadım kolay bir tip olamadım ve bravo bu kadar zor seçmeye bugün hala kafamı neden kaşıyorum buyur!
Dünya kötüleşiyor dedikleri buydu!
Evet dünyanın sonu, önümde insan ölse dönüp bakmayacağım, basıp geçeceğim.
Öyle de değil misin?
Arkasındna iyisini konuşur musun? Konuşur muyuz?
İyi demek için birini ağzına alır mısın?
Kıçını açmadan dikkat çekmeyi başararamamak işte bu.
Arkadaşına sokanın cebine para sokmak gibi birşey bu.
Kalbini kırmamak için bazen kendi önceliklerine dur diyene bir de pişkinpişkin "götürür verse yapı verirler" diye akıl vermek bu.
Ya ne çoksunuz be kardeşim ne çoksunuz!
Çünkü bir de ürüyorsunuz.
Tükenmiyorsunuz.
Seks bile sınırlı limitli seçimli olmalı.
Kimin kimden çocuk yapacağı belli olmalı.
Sınıflara varım.
Ayralım ya sapla saman ayrılsın.
Bilinsin kazıkçılar sınıfı, ibneler sınıfı, görmemişler sınıfı!, sınıf atlamaya çalışanlar sınıfı!
Bilirisn kimle muhatap olduğunu böyle herkes iç içe, kim kime dum duma.
Aynı masa da oturup yemek yediğin insan sana kazık atabiliyorsa onu sofrana seçemem sebebin layık olduğu kazıkçılar sınıfı olmalı!
Bütün o görgüsüzler aynı masada oturup seninkine oturamamalı.
Akrabamı da seçebilmeliyim, çıkartabilmeliyim, değiştirebilmeliyim.
Ne de olsa artık hepimiz rafta ki bir tshirt kadar ucuz değil miyiz?
Ucuuzu da bilip pahalısını tercih edebilmeliyim.
O bok suratına karşı "BOK" diyebilmeliyim.
Çünkü diyemediğim gü sen benden öteye geçiyorsun.
Beni, geçiyorsun, yok sanıyorsun, azıtıyorsun haddini aşıyorsun.
Birbirinin boyunu kıskanan başaklar daha verimli olabilmek için yarışırken senin etrafınla yarışın ne olabilir ki daha kendini kabul edememişken.
Kıskançlığından kötü akıl vereni tanırım.
Diyorum ya o BOK suratına boksun demedikten sonra hayatın ne anlamı kaldı.

Herşey de düz dikiş değil işte, insanlığı düzeltmeye uğraşmışlar bunca savaşlarla, adam icat çıkarmış insanlığın iyiliği için bugün geldiğimiz nokta bok suratlı insanlık! İçlerinde biriktirdikleri cerahatlarının pis sarımsı yansıması o.
Sanırım gün gelecek kokacaklar ve ordan anlayacağız kim ne?
GDo bozdu bizi eskiden tekdüze de olsa bir gidiş vardı şimdi ne düze ne yassıya çıkmıyor.
Bakınca görülecek birşey de kalmıyor.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

SED ciğim dur bi nefes al 40 lı yaşlarada sakla ... suratlılara ... deme isteğini ve enerjini, çünkü 40 ın dayım ve beyni kabız ağzı ishal ... suratlı tüketiciler ile hala başım dertte,enerjini sakın tükettirme

sevgiler

Neslihan

Little Fabien dedi ki...

ay luv yuuu:))

Little Fabien dedi ki...

ay luvv yuu:)))

asua dedi ki...

yani gerçekten yazdıklarını okuyunca ben rahatladım, içime atmışım bu ve bunun gibi düşünceleri

tubik dedi ki...

SED'im, güzel saçlım.

Daha geçenlerde bu söylediklerini söyleyemediğim birine rüyamda bir saydırıyordum bir saydırıyordum ki sorma! Saydırdıkça rahatlıyordum. Alarm çaldı uyandım, baktım ki hızımı alamamışım, alarmı kapatıp, uykuya dalıp devam ettim saydırmaya. Kaldığım yerden...

Ahhh okudukça bi daha rahatladım. En kısa zamanda ben de yazmalıyım böyle bir yazı.

Ama bir gün suratına da söylemeliyim söylemek istediğime, söylemek istediğim gibi. Gerekirse tükürükler saçarak, gerekirse hönküre hönküre ağlayarak.

Ama içimde ur etmemeliyim. Düz dikiş değil, çapraz dikiş değil, haroşa hiç değil. O an ne geliyorsa, deli kızın çeyizi gibi olmalı herşey. Elime ne gelirse...

Öperim...