26 Şubat 2012 Pazar

devam ettirmek zorunda olduğum birşey...

dün gece karabasanı yendim!
o geldi ben uyandım.
bazen bırakıp gitmene engel bir kedi midir sordum
çünkü hayatımda yine bu akşam 2 kere gördüğüm birinden nefret ettim
ne zor kendini bırakıp gidememek
nelerden nelerden vazgeçebilirken insan kendine bağımlı
ben kimseye belki bundan güvenemedim
bugün çok eskiden bir dostla bir can bir kucakla annemi babamı hatırladık
hala "onlar"ı konuşurken gözyaşlarıma hakim olmak ne kadar zor
oysa çokca yaşlıyım bunu uzatmak için
şimdi geriye dönüp bakınca aslında hep kendim olmak zormuş
bu kafayı bu ruhu bırakabileceğim bir yer olsaydı keşke
çok eskilerden bir kucak dedim ya, o da bana tıpkısını söyledi
"istediğini yap kimse ne der ne düşünür asla umursama asla düşünme" dedi
doğru ne kadar düşündüysem o kadar da düşünmedim
fakat bugün bir kez daha ait olmadığım bir yerde olduğumu düşündüm
benim egoist dünyam, bil ki seninle yaşamak çok zor
ben izin versem sen engel oldun
önümde bir hayat değil hep sen oldun
bugün yine tecrübelerimden, anılarımdan öğrendiğim, bildiğim o hislerle yüzüme gülen hayatımda 2 defa gördüğüm birinden nefret ettiğimi iyice hissettim
ne fena birinin gözlerine bakarken, o yüzüne gülerken orada o an sırtını dönsen sevgilinin yatağına girecekmiş hissinin içine çökmesi
ne yazık ki ne sevgilileri o yataklara girdiklerinde sırtımı dönüp gittim
işte böyle böyle acıtmaz oldu artık ve saklamaz oldum böyle
artık hayatta korktuğum tek şey zor dengelediğim huzurum.
sıkılıyor insan defalarca aynı şeyi yaşamaktan
ben tekrar edeceğini düşündüğüm herşeyden uzaklaşırım
yalnız olmak kuru kalabalık içinde sinir olmaktan bin kat iyidir
en fazla yalnız olursun işte
"güven" güvenmek" deyince şuram çırpılırdı ezilip büzülürdü eskiden
şimdi sadece yeni sorgulara kapılar açıyor
çünkü insan bavulunu alıp giderken içini sadece eşyalarla doldurmuyor.

Hiç yorum yok: