27 Aralık 2011 Salı

"senin icin birsey yapmak istemiyorum"

oysa hep bir heves var icimde,seni mutlu edebilirmisim gibi geliyor.
fakat bir ben degil kimse yapamaz bunu,
ne yapsam yada ne yapacak olsam bogazima dizecekmissin gibi, diziyorsun da bazen...
mutlu olmazsin; ne fena biri icin boyle dusunmek boyle hissettirmesi birinin ne fena.
aklima birsey geliyor dusunuyorum , dusunmeden yapsam da sonuc ayni olacak biliyorum.
cok bilmek birini, kendini daha cok acitmak gibi cunku kendini nasil biliyorsan oyle biliyorsun, gercekten bildiklerini.
sonra sonra dusuncelerine hapsoluyor insan artik sadece kendi icin yapiyor kucuk suprizlerini de, hastalaninca corbasini da, basucuna bir bardak suyunu da.
iste insan oylece senin icin birsey yapmak istemiyor. "yalnizlik kapilari da iste tam orada biraz ileride"
pismanliklar, tovbeler, uzun dusunceler diye uzayip gidiyor sutten agzi yananlarin yolu ve asla mutlu olmayi bilmeyenlerin.
daha kendi mutlu olamazken kalabaliga karisip yalanci maskelerle gezenlerin... enfeksiyon gibi dunyaya yayilip hastaliklarini yayiyorlar.
mutlu insan nazik buyutulmus cocuk gibidir, kendi kendine de mutlu olur ama bunu ancak birilerini mutlu edemedigine inandiginda yapar. iste o gun "senin icin birsey yapmak istemedigi" gundur.....
etrafindakileri de kendisiyle birlikte mutsuz etmekten zevk alan herkese gitsin!

Hiç yorum yok: