5 Ekim 2011 Çarşamba

Bu sefer yollardayken...

Yine yoldaydım!
Her ne kadar odasına çıkmış olsak, peşinden koşmuş olsak daaaa Lis, Siso & ben gelinin ayakkabısının altına adımızı yazamadık:))))
Kısa notlarıma geçmeden; elini bu kadar çabuk tutup evlendi:)
Bütün korkularımı, paniklerimi, "Acele mi ediyorsun acaba?" sorularımı boşa çıkardı.
Notlarıma gelince;
Side'ye gittik, Pamuk'la karşılaşacağım anı iple çektim ne çok özleşmişiz tüy yumağıyla:)
Sanki kardeşimden uzaktım:)
Bu arada "Adam"la tanıştık sonunda.
Ne saçmalıyor bu, demeden açıklıyorum;
Pamuk, sayfanın sağındaki resimlerden en tüylü & beyaz olanı:)
Ay, o resimlerin en tüylü & simsiyah olanı:)
Adam'a gelince, onun daha resmi yok ama pembe bir burnu & yemyeşil gözleri var, o kadar tatlı ki sadece çok geveze sürekli havlıyor:)))
Tabi ki güneş & deniz sömürülünceye kadar tadı çıkarıldı:)
Sıra düğüne gelince az kalsın makyaj yapamamaktan evden çıkamıyorduk!
Düğünün en sadesi ben & anneannem olduk:)
(İnanılmaz birşey bu ama gerçek!)
Gelinin ayakkabısının altına adımızı yazamadık ama karga ses, geniş kalça gibi imzalarımız oldu:)))
Gelin çiçeğinin gelinin 8 yaşındaki kardeşi yakaladı.
Elinden çiçeğini alınca "VER ÇİÇEĞİMİ!!!! O BENİM ÇİÇEĞİM" diye bizi paraladı!
Çiçek yoğun çalışmalar sonucu Lis'te kaldı:) & evinde koleksiyonunu yaptığı diğer gelin çiçekleri arasında yerini aldı.
Kısaca çiçeği yakalamak için boşuna tepişmeyin denenmişi var olmayınca olmuyor!
Gelin&damat çok sevinmişlerdi:) çok da yakışmışlardı hem çift hem görüntü olarak:)
Durmadan resim çektim, kimse beni tanımadı:/ çok uzun zaman geçmiş....
Düğüne katılan 90 jenerasyonu resmen düğünü salladı!
Görüntü & ses manasında:)


Az zamanda çok yol aldık, ne diyeyim:))))
Darısı her isteyenin başına:))))

1 yorum:

Tanya's dedi ki...

Tüy yumaklarının fotosu yok:/

Çok mutlu olsunlar sonsuza dek aşıkkalsınlar.