14 Temmuz 2011 Perşembe

Çok ayıp, ayıpçılık & daha çok ayıpçı!

Çevreme bakıyorum & tek gördüğüm şey aslında kimsenin kimseye dost olmadığı!Mesela çok yakınımda ki birinden daha çok dost olduğum yılda sadece 1 defa gördüğüm bazen de dış kapının dış mandalı insanlar var!
Utanıyorum onlardan! "Yakınımdakilerden!"
Sizden bir halt olmaz bari uzak durun, demek istiyorum yüzlerine.
Ama keşke yüzleri yüz olaydı da bu lafım onları acıtaydı!
Zaten kösele olmuşlar.
Bu benim kendi halimde iniltim!
"Aaaaa en iyi arkadaşım" demeye korkar oldum.
Hani nazar değmesin diye "Dilini ısır, poponu kaşı" derler ya o misal.
"İyi arkadaş" denildi mi dilimi ısıracak kıvama geldim.
Annemle babam yollarını ayırdığından beri & benim de bir takım bağlarım koptuğundan beri hep, düğünüm olsa kimi çağıracağım, diye düşünürüm.
Düğün en mutlu günüdür ya insanın.. En sevdiklerinle paylaşmak istersin ya...
Ben onları sevsem ne olacak, onlar kendilerini sevmedikten sonra!
Şimdi git gide azaltıyorum listeyi üstelik güle oynaya yapıyorum.
Şuram acımıyor!
Tabi ki tebrik ederim bu ağzımın içinde yaşayan terbiyesizler grubunu çünkü içten içten beni de kendilerine benzetiyorlar.
Kendi küçük dünyam da gerçekten kalbim kırılmadıkça kimseye yol vermem.
Sever kollarım hep.
Ama kardeşim bunların sevilesi yok!
O zaman yürü çünkü ayıplarından sıkıldım.
İkiyüzlülüklerinden, yüzüme gülüp arkamdan kuyumu konuşmalarından, birlikte geçirdiğim zamanın tastamam "SAHTE" olmasından sıkıldım.

Sahte işte, sahte!
Sahteliğin nasıl bir anısı olur insan da?
İşte tam benimki gibi, ayıp, ayıpçılık & ayıpçı listesi olur olsa olsa.
Ne çok var bunlardan ya sinek gibiler, vızıl vızıl!
Burdan sav, öbür taraftan giriyolar, he bir de arsızlar.
Canları isteyince geliyorlar çünkü..
İşi düşsün kapımdalar.
Bazen yemine ederim, aç köpek yapmaz şu yaptığını, dedirtiyor.
Yapmaz! köpek bile içinde birşey besler ona emek verene!
İşte bunun için sanal alem aldı yürüdü.
Sanal insan sana ne etsin, ne kadar acıtabilir seni?
Ama ağzının içnde hergün gördüğn öyle mi?
Sanal olsun herşey ya ben varım!
Düşünüyorum da zaten, ayıp ediyorsun kalbimi kırıyorsun, diyemediğim insanla benim nasıl bir işim olur?

Cevap veriyorum, MESAFELİ!
Oh! bak sesli düşününce nasıl buldum cevapları!
PS: google'da ayıplatınca! bulduklarımı paylaşmak istedim!






Tabi ki resme tıklayınca kaynak siteye gidersin!

2 yorum:

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Bu genel bir izlenim sanırım çünkü ben de aynı şeyleri görüyorum ve yaşıyorum. Bir de herkesi kendin gibi zannetme durumu var ki en vahimi...Birçok kişi hem maddi hem manevi anlamda küçük hesaplar uzmanı olmuş. Bu şekilde bir kazanç elde edecekleri prensibi geliştirmişler. Geçen gece Erol Evgin bir programda şöyle dedi: Bazen insan diyeti yapıyorum. Beni mutsuz eden, üzen insanları uzaklaştırıyorum. Belkide en doğrusu; bu insanların varlığını kabul edip, onları değiştirmeye çalışmayıp mesafeli bir şekilde yaşamak:) (ben de dertliymişim bu konuda)

Tanya's dedi ki...

Aaaaa..canına tak etmiş!