30 Mayıs 2011 Pazartesi

Bunun sahibi kim?

Oooooof , bir arkadaşım dedi "Onun karısı hayatını kararttı hiç bir yere çıkamaz!"
Neden demedim bile.
Yazık dedim.
O kadına yazık, o adama yazık..
"Acınacak haldesin be kızım" dedim.

Başka kadınların sevgililerini, kocalarını ellerinden alan kadınlar var ya! heh işte onlardan biri o hayat karartan.
İşte tam da bunun için acınacak halde!
Uymuyor muhtemelen geceleri, kocası her adımını dışarı attığında evde oturup tırnaklarını yiyor. Sorguluyor duruyor.

Kendi yaptığı şeyin kendisine yapılmasından korkuyor.

Annem hep " Korkacağın şeyi yapma kızım" der.
"İçinde bir kurtla yaşanmaz, o seni kemirir sen de yaşlanırsın" der.

Nedir bu güven sorunu?
Anlam veremiyorum. İlle de birine güvenmek neden?
Kendine güveneceksin bitti.
Hala şunu savunuyorum "Issız Adam" filminde ağlamayan kadın!
Evet budur çünkü doğrusu.

Gerektiği yerde, gerektiği günde çekip gitmeyi bilecek insan.
Ve üzülmeyecek - sorgulamayacak.
Doymak gibi birşey bu.
Doyunca yemiyorsun, sarhoş olup kusunca daha içmiyorsun gibi...
Basit ama basiti insan zorlaştırıyor.

Kendine yapılsa saçını başını yolacağın şeyi başkasına yapmayacaksın mesela.
O zaman ne kendini yersin ne adamı yersin.

Bence yuvada falan arızalanıyor insan.
Güveni orda kırılıyor..

Lafı var :) "Her kör satıcının bir kör alıcısı vardır".
Kendine güven körü de bekleme ayrıca!
Ay saçım, ay kıçım, ay kirpiğim, ay ay ay dedikçe oluyor bunlar.

Ne istiyoruz bu kadar zorlaştıracak?
Bütün bunlar mahalle baskısı aslında.

Şu geçiridğim son birkaç hafta bir sürü işim vardı.
Saçımı tarayamadığım gün oldu.
Kendime dönüp bakmaya, kendimi dinlemeye, dinlendirmeye, uyutmaya, kitap okumaya, dergi, karıştırmaya, istediğim yerde yemeğe gitmeye vaktim olmadı.
Yine annem :) "Bazen kendin için bile bazı şeyleri yapmaktan vazgeçeceksin" der.
Doğru!
Yapmak istediğim bir sürü şey var, bazen zaman yetmiyor, ben projelerle yatıp, projelerle kalkıyorum artık.
Aradan kendime vakit çalmıyorum.
Bazen çalmak lazım.
Kendini dinlerken içinde bulabileceğin bir sürü şey var.

Bizim evde bir koltuk var mesela ben günlerdir ona şöyle oturmak istiyorum.
Oturamadım gitti.
Oysa bazen öyle oturup durmak bile istiyor insan.
İnsan da öyle uzaylı falan değil bildiğin canlı çok üzerine gidersen isyan çıkartır.
Bir hop demeye bakmışsın aklını kaçırmış.
Bir hadi demeye bakmışsın hayat kazanmış.

"Hadi" demek lazım kendine, ölümse öleceğiz elbet..
Bak dedem bizi birbirimize karıştırıp duruyor.
Bana Özlem, ötekine Tony diyor.
Aklımızı da kaçıracağız elbet, onu diyorum.
Aslında burdakine karışırken, kendine çakıyor prangaları insan..
Fakat konduramıyor mu ne? anlamıyor.
Bırak gitsin yahu hatta sen de bırak git bazen, geri döndüğünde o kadar tatlı oluyor ki!
Ama dönmeyeceksen de zaten gittiğin yerde buluyorsun yeni bir tat.

Hiç yorum yok: