9 Mart 2011 Çarşamba

İğne deliği-Fizan-Şimdi ki aklım?


Kedinin huzur bulduğu yer.. dolap!
Kapağının açıldığını gördüğü an dolaba girip orda saatlerce kalabiliyor.
Poşette var ama dolabın içindeki huzuru kesinlikle bir başka!
Hayat böyle birşey işte huzur bulduğun bir yerde, huzur bulduğun birşeyleri yapmıyorsan-yapamıyorsan bırak yapma daha iyi!
En azından yapmadım dersin başın ağrımaz geçersin öteye.
Şimdi şu yaşımda ne yazık ki annemin en nefret ettiğim o cümlesini kuracağım "Şimdi ki aklım olsaydı!"
Ne fena ya onca sene boşa geçmiş çünkü şimdi ki aklım yokmuş!
Salak!
Salaklık değil de ne?
1 sene önce bugün-2 sene önce bugün-3 sene-4-5-hatta abartmıyorum 10 sene önce bugün şu an yaptığım işleri yapmak nasıl olup da aklıma gelmedi aklıma tükürsünler!
Çünkü o zaman vaktim vardı, düşünmeye, hayal kurmaya, onlarca kitap okumaya, film izlemeye,seyahat etmeye,tatil yapmaya!
O zaman bu zamandan farklı olarak tek eksiğim kendi param-kendi kararlarımı alabilecek otoritem-şu an ki özgürlüğüm!
Sorsak annem& babam "AAAaa biz çok moderndik" derler. Doğru öyledirler kendilerince.
Tek evlatları olduğum, ilkokulda feci bir trafik kazası geçirdğim birbirlerini çok sevseler bile hayat felsefeleri birbirinden tastamam ayrı bir evin bir kızı olmanın bedeli..
Hayatı kolej de, annesinin işinde-işyerinde, küçük Bağdat Caddesi çevresi & okul arkadaşlarıyla geçmiş biri var karışmda kolay değil.
Tüküreyim diyorum ama dönüp 10 sene öncesine baktığımda tek derdimin gece dışarı çıkabilmek, araba izni koparmak, çok beyendiğim o botları babamın altından girip üstünden çıkmak suretiyle aldırmak olduğundan başka birşey de hatırlamıyorum.
Yaz tatillerini aileden ayıralı şunun şurası kaç sene oldu?
Aldığım ilk maaşı anneme sorup bankaya yatırıp tek kuruşuna ellemeyeli?
Çok becerikli olmama rağmen sürekli-durmadan-her ağzımı açışımda "İşletme okumalısın" cevabıyla son 2 yıldır muhatap değilim.
Çünkü olmak istediğim beni, benim de teslim oluşumla ki bu tamamen güven & bağlılıktan sebeptir, elimden birbir alırlarken sesim de çıkmadı..
Şimdi hala o gün bugün ki aklım olmadığı için yüzüme tükürmekle yanağımı okşamak arası bir git-gel sinir ediyor beni!
Bugün ki aklımla hep yapmak istediğim şeyleri yapabilmek-yapmaya karar verebilmek yaklaşık 31 yıl aldı!!!!!
Kaçırdığım 31 yılı nasıl kapatacağım konusunda tek bir fikrim bile yok onun için telaş & acele halindeyim. Mesela tv izlerken resim yapıyorum- kitap okurken müzik dinliyorum- bugünlerde ne yazık ki hayatı yeniden yada en baştan hatta arada bir de ilk defa yaşıyor-tanıyor-keşfediyor gibiyim.
Çevremle ters düştüğüm nokta da tam burası!
Kollarımı sıkı sıkı tutuyorlar sanki, oysa bazen prangalarından arınası vardır insanın & ona bu özgürlüğün tanınması gerekir.
Bazen kar yağarken dondurma yemek gerekir.
Ruha ferahlık katar çünkü.
Ruhun hala ayakta olduğunu, hala güçlü, hala başarabilir, hala hayallere inanır, hala kendine inancı var demektir.
İyi hissettirir.
Çünkü iyi hissetmeye, huzura ihtiyacı vardır ruhumun!
Tıpkı kedi gibi bizden arınıp dolaba giriyor, orda oturuyor, orda güvende-kucağımda olmadığı kadar, orda huzurlu ona aldığım battaniyenin 6 yastığın üzerinde olmadığı kadar..
Çok yolum var daha 31 seneyi kapatacağım. Umarım hayallerimin peşinden gitmek acıtmaz beni acıtacağına inanmıyorum ya! Eminim - içimde gümbürdeyen inanç. Burnum düşse almayacak değilim hayır sadece doğruyu bulduğumu düşünüyorum.
Doğruyu bulana kadar geçen zaman.. şimdi 22 yaşımda olmak vardı.
O zaman oturup üzerine düşünmediğim tercihlerimi bir kez daha düşünmek.
Sanki ben değildim o :)
Ben olmak ne kadar zaman aldı.
Ben bu gözlükleri taktım takalı daha mı net görür oldum iğne deliğinden ta Fizan'a kadar!

6 yorum:

tuvish dedi ki...

cok sanslısın bunu 30 larında farkettiğin için..cünkü 40 lardada 30 lar için aynı seyi düsünebilirdik ve simdiden yapmak istediklerini yasamaya bak. bende yeni kesfettim etrafımda ki kimse anlamıyor ama ben mutluyum .. evet 20 leri cok feci harcamışız.. ama 30 lar bizimmmmmmmmmmmm:)

Burcu dedi ki...

ne güzel dile getirmişsin seden duygularını hatta sankı benımkılerı tek cocuk degılım ama 32 yasımın ıcındeyım evet aynı cok gec mı bazı seylerı yapmak yapmak ıstemek ya da basarmak sıl baştan olayı...belkıde yasadıkca goruluyor hersey keskeler pısmanlıklar umarım hala gec degıldır senın için benim için herkes için ne güzel yazmıssın tekrardan sevındım benım gıbı bırılerı var dıye umarım herşey ıstedıgın gıbı olur ınanıyorum ben basarırsın sevgiler...

zeynoo dedi ki...

ah şu otuzlu yaşlar... benden yaşça büyük bir arkadaşım daha ben 25imdeyken söylemişti , "30 yaşına geldğinde beni daha iyi anlayacaksın hayatı sorgulamaya asıl ozaman başlayacaksın"diye... o gün pek kulak asmamıştım bu çok anlamlı ama ogün anlamsız gelen cümleye ama ya şimdi o cümle beynimin içinde sürekli dönüp duruyor. Kaçırdıklarımın peşine düşmeye çalışıyorum yürümeyi yeni öğrenen çocuk gibi ama sürekli düşüyorum yinede pes etmiyorum kalkıyorum bir kez daha bir kez daha deniyorum ama dürüst olmak gerekirse 20'li yaşlardaki cesaretim ve korkusuzluğum kalmamış :) ama biliyorum ki daha yaşanacak öğrenecek çok şey var önümüzde gelecek varken geçmişi bir kenara bırakalım geleceği de yeni bir eski geçmiş yaratmak için yaşamayalım. Kaçan kaçtı giden gitti. Yaşasın 30'lar diyelim, farkında olmak daha doğrusu hayatın nekadar değerli olduğunun farkına varmak muhteşem. Yeni hayatında ve hayatımızda bol şans

sevgiler

Adsız dedi ki...

30 lu yaşarın özelliği bu hayatı didik didik edivermek. bulduğunu sevmek 40lara rastlıyor sanırım :):):)

Bence 3o lu yaşlar hiç geç değil. Her istediğini yapmak için hayat yeni başlıyor :)

zeya dedi ki...

o adsız benim

Keddy dedi ki...

31 yaşında, hayatıyla ilgili kararları daha 1 sene önce almış, iktisat okumuş bankada çalışırken istifayı verip stilistlik okuluna gitmiş, şimdi sevdiği şeyi yapan yani çizen kesen biçen ve diken, bir blogu olan, seninle aynı çizgiroman kumaşı alıp elbise yapan... biri olarak nasıl seni daha önce keşfetmemişim şaşırıyorum!!!

http://keddynindolabi.blogspot.com/