22 Mart 2011 Salı

Elbette

Hayat bazen Amerika'yı baştan keşfetmek gibi..
En başından başlayıp ilerlemek...
Cumartesi gecesi oturuyorduk, tavanları yüksek, kapıları büyük, pencereleri kocaman, bir pasajın üst katında, yerleri ahşap, buram buram eski Beyoğlu bir evde... Derin bir sohbet var, içi anı dolu, gülüşmeler bolca & bir koltuk var gerisi sandalye. İnsan bazı sohbetlerin içinde saatlerce rahatsız bir sandalye tepesinde oturmuş ne zararı var!
"Kar yağdı" deniliyor, başlıyor kar üzerine anılar anlatılmaya. "Saçımı kestirdim" diyor, haydi kuaförler hakkında konuşmak konuşmak..
Bir piyano var evde arada gidip deli deli rast gele basıp tuşlara bir şarkıyı uydura-ata söylüyor, eğleniyoruz. O an insan dışarıdan nasıl göründüğünü hiç sorgulamıyor. Yaşını, anılarını, aynada yansımasını, ruhunu, sözlerini, söz verdiklerini, sesini hiçbir yok sadece o an var.
Belki o an, o "an"ın içinde olamadıkları var insanın.
Büyük büyük anıları olan insanlardan bahsediyorum.
Konuşmaya başladı mı yapmaya hiç cesaret edemeceğin şeylerden bahsediyor, üstelik hepsi de onun anıları. Senin yapamam dediklerini yapmış karşında oturuyor!
Bazen kendi anlatıkların onunkilerin yanında sade hatta sıkıcı kalıyor. O anlatsın, hayal dünyan içinde alattığı hikayede başkahraman sen olarak dinle!
Büyükler de masal sever!
Sonra kendini başkahraman yaptığın sahnelerde de ki "Yapamazdım ki".
Doğru hayatın "Yapamazlarla" dolu. Nefes alamana imkan bırakmamışlar- bırakmamışsın. O fırsatı yakalamışsın belki ama hiç değerlendirmemişsin.
Popüler gruba girmek için eline geçen fırsatta ertesi gün sınavın vardı sanki & eve gidip ders çalışman gerekti sanki.
Bu kadar zor olacağını düşünmediğim bir yaş dönemi bu.. Annem çocukken derdi "Aaaa ama o senden 1 yaş büyük senden daha çok biliyordur". Neden?
30lar öyle birşey işte ya yeniden keşfediyorsun ya da hiç anlamıyorsun.
Mesela annem 30ken ben vardım:)
Birşey anlayacak vakti yoktu. Kendi etrafında dönmeye yeri yoktu iş-evlilik-çocuk-ev-sorumluluklar onun etrafında el ele tutuşmuş ben söylediğim şarkıyı çığırıyorlardı "El ele el ele verin çocuklaaaaar".
Ben ancak 30uma gelince o eller birbirini bıraktı.
Geçen akşam televizyon da izleyecek birşey bulamayınca kendimi tartışma programı izlerken buldum. Merak içinde kulak kabartmış dinliyordum. Dedem "Ajansı aç hadi" dediğinde uf puflardım şimdi bana kuzenimin uflayıp puflayacağı yaştayım.
Vergi işlerim var mesela, banka işlerim var, eve alışveriş yapmam gerekiyor, işe gelmem bazen ütü bile yapmam gerekiyor.
Hayat bazen dünyayı baştan keşfetmek gibi. Gerek olmasa bile zorla yaptırıyor zamanı gelince:)

Hiç yorum yok: