18 Ocak 2011 Salı

Bir sürü şeyler:)

Kafamın içinde konular koşu koşup birbirleriyle göbek tokuşturuyorlar.
Tıpkı Sumo'lar gibi!
İlk yere düşen kaybedecek & kazanan konu blogda yerini bulacak...
Mesela kafamın içinde hala Seher Şeniz var, Vedat Türkali var, Bebe var, müzik var, ben varım, erkeklerim-kadınlarım ilişkileri var, Türk erkeği tek başına malzemem bana, Lis'm var, onun Amerikası var, kurslarım var, komiklerim var..
Zaten bencil blog benimki.
Bir de şu blogu baştan başa yenileyesim var. Eve girişirsin ya mutfak, banyo, boya badana o model bir şeyler. Fakat benim zamanım yok.
Bu sabah bu zaman mevhumumu yıktım. Elime Wimbledon'dan aldığım H&M yeşil eteğim geçti. Böyle şifon, kabarık, şımarık birşey.. "Neyi bekliyorum" dedim, "Neyi yaaaa!". Eteği üstüme geçirdiğim gibi geldim ofise.
Bana ne gelmişim 30 yaşına (kaç yıl daha yaşım için 30 diyeceksem!:) ister atın ister satın artık içimdeki deliyi serbest bırakıcam.
Anneme geçen gün telefonda söylüyordum "Anne sen iyi dayanmışın" diye. "Aaaaa kızım ben kendi patronum olmasam o kadar da dayanamazdım" dedi.
Ne de olsa bu delilik bu çılgınlık ondan miras. Ertelemeden artık giydim çıktım. Ne kurumsalım bugün! Kendi kurumsalım:)
Tabi sabah aceleden yanıma yanlış kabloyu almışım onun için fotolar yarına yada akşama:)

1 yorum:

serrose dedi ki...

offff merak mode on :) hepsi gelsin sirasiyla :)