11 Kasım 2010 Perşembe

Komik birgün

Sanırım sabahtan beri durmak dinlenmek bilmeden iş yaptım.
Yüz kişiye çemkirdim, bin kişiyi azarladım.
Özellikle bu sabah ofise girdiğimde aklıma gelen "kendi işini tastamam kendin yapamıyorsun ki, illa birine yaptıracağın işler de çıkıyor be Sed" cümlesi öğleye kadar kulaklarımda çınladı.
Çünkü birilerine yaptırmak gereken işler yapılamadı!
İş hayatında en nefret ettiğim ifade "olmadı" demektir.
Olamayan şey ölümsüzlüktür iş değil. Her işin bir oluru vardır.
Oldurmak istemektir baş kural.
Eski işimde daha fenaydım bu konu da.
Biri bana "Yok o dediğiniz olmaz" dediği anda göz dönmesi butonuma parmakla değil yumrukla basılmış gibi fırlardım yerimden. Oldurana kadar uğraşır, uğraştırırdım.
Eski iş arkadaşlarımın benden kurtuldukları için hergün dua ettikerini düşünüyorum.
Uzun zamandır üsütümdeki iyilik ise "Tos" yüzünden, törpülendim ona baka baka, iyi huy geldi üstüme.
Yoksa tam bir cadı olabilirim içimdeki potansiyel çok fazla. Babam da cadı derdi sinirlenince bana. Ama sevmiyorum ben Cadı. Kimsenin onu uyandırmasından hoşlanmıyorum. Uyandırılmaması için çaba sarfediyorum.
Çok keskin hatlarım var yeni bileylenmiş bıçak kadar parıltılı birde görmezden gelmek mümkün değil.
Zaman zaman batron da diyor aslında "Bizim bu Sed cadı biraz kızı korkutmuş olmasın!" :O Keşke görünmese:(
Belki de burçlardan kaynaklanıyordur.
Aslan burcuyum ben, yükselenim de Boğa.
Yıldız haritama göre İkizler etkili Boğa. Huzur hiç yok neredeyse! Herbiri kendince lider olmak için biribiri içinde yarışıyordur kesin.
Son günlerde ne kadar sevimli olduğumu yazıp duruyorum ya bugün en sevimlisiyim bence;)
Sabahtan beri çemkirdiğim şeyler özünde çok kolay & komik şeyler ama hayat okadar tuhaf k bazen en komik, en kolay denecek olay bir anda hayatın merkezine oturup etrafındaki herşeyin yönünü etkileyecek kadar önemli oluyor.
Dün akşam müthiş bir serüven yaşadım. Hepsi Kızıl Sonya yüzünden!
Zaten bin kere aradım ama o gülmekten alamadı kendini.
Bense az kalsın sabaha kadar gözüme uyku girmeden saatleri sayacaktım!
Neyse Leopar pantolonuma kavuşunca hepsi hızla geçti:)
Bu arada Lis'ten tonla haber var; mesela çok üşümüş, arkadaş edinmiş, yemeğe gitmiş, alışveriş yapmış, biraz burkmuş ama sonra gülmüş, içinde Çelik şarkısı çalan bir araba görmüş, metroya binmiş, otobüs durağını bulmuş! Her anlattığı keşif gibi. Kıristofkolomb oldu bizimki:) San Francisco'yu yeniden keşfediyor. Adım atmayı henüz öğrenir gibi.
Dinlerken heyecanı beni benden alıyor:)
Hadi bugün giydiklerim Lis'e gitsin -iste başaracaksın!- sabah bunları giyerken savım başkaydı ama olsun dğeiştirdim canım öyle istedi!
;)

2 yorum:

Adsız dedi ki...

sedoşşş hehehe bisii daa kesfettimm:))) o aslaaa ama aslaaa mehmet ceynss diiilmişşş gordum heheehh...yievrumm benimm o pantolon işte seninn giydiinn ayseanımkinden heheee

SED dedi ki...

Lis,

:))))) ahahahahaha bence bende daha güzel duruyo:)

çelik dinliyo di mi:)