5 Kasım 2010 Cuma

American Apparel Dream

Başlık neden İngilizce?
Çünkü günlerdir Lis'i Amerika'ya gönderiyoruz gündüzüm gecem Amerika & İngilizce oldu hatta öyle bir raddeye geldim ki bu bence biliçaltı için gelinecek son noktadır. Rüyamda Made In America sloganıyla bildiğiniz yada şu an benden öğrendiğiniz American Apparel kıyafetler gördüm.
....
Dün gece 23.00'da Lis'e gittim bugün Avrupa Yakası'na geçip oradan Amerika yolunu tutacağı için dün, bir müddet için 6 ay kadar, onu son görüşüm oldu.
Kendimi çok iyi terbiye ettim, 6 ay zaman zarfını hiç aklıma getirmediğimde ağlamayacağımı tespit ettim, yoldan bir şişe vodka, bir kutu elma suyu & 1 paket pop corn aldım (artık idare et içim dışım Amerika oldu) Lis'e gittim.
Bizimki odanın ortasında kapağı açık, içi boş dev bavulu, odanın her yanında yığılmış giyisiler, papuç & çantalar, bilgisayar başında Facebook peşinde!
"Ne yabtın siiiieeeen yaa" demekten geri duramadım.
Neyse annemden genetik haminne gibi yere çöküp başladım katlamaya. Nevresim, don, ceket insanın yanına alınabilecek neyi varsa hayal et, yanına koy beni katlar pozisyonda!
Dünyaları katladım. Bizimkinin elinden iş gelmiyormuş onu da tespitledim! Sanırım ne yapacağını bilmemekten.. İlk defa hem yurtdışına hem böyle uzun bir yolculuğa çıkmanın verdiği birşey o isimsiz bir hal.
Bavulu topladık, basküle koyduk, tarttık 1,5 kg. geçmişiz 23 kg. limitini. "Olsun" dedik. Önce birazını çıkarsak mı dedik, ama bu da minimumu zaten dedik, bir daha tarttık, aaa el bagajı üst limiti de 8kg., heh oldu oldu derken bavulu kapının önüne park ettik. İçine benim girebildiğim hatta Lis'in girebildiği bir bavul hayal et. E o ancak park edilir.
Oturduk sofaya, pop corn & elmalı vodka eşliğinde, ne konuşmak saat 02.00 olmuş hala konuşasımız var. Fakat onun artık bir "hazır olması" lazım, uyuması lazım, bastığı yeri bilmesi lazım.. Kapıda bir kısa sarıldık "Yaparsın yaeee", "Yaparım yaeeee" eşliğinde ayrıldık.
Dün akşam karnıbahar pişirirken müzik dinleyip, yarım şişe beyaz şarap içtim belki de onun etkisiyle arabadan el sallaşıp, dattırı düt düt güle oyanaya ayrıldık.
Ben ya beton oldum artık iyice, yada bütün gece "Lis bak dönerken bunların hepsini at, deli gibi taşıma eskir zaten hepsi" demekten kafama kesinlikle geri dönceği kazındı. Rahattım. Belki de aşırı gevşeğim bilemedim:O!
Neyse American Apparel Dream'in başlaması böyle oldu. Gece yattım, Allahım deliricem sabaha kadar tanıdığım kim varsa herkesi Amerika'ya gönderiyorum & hepsinin bavullarını ben topluyorum, lan topladıklarıma bakıyorum.. Yahu bunların hepsi birbirine benziyor bu ne abi! Herşeyn markası American Apparel!
Sabah yataktan nasıl yorgun kalktım anlatamam. Hatta sabah Amerika'da uyandığımı sandım sonra hopbala yarim yaz geldi dellendim iyice diye yüzümü yıkadım ancak işe geldim.
Tabi bu Amerika macerasının hatırına American Apparel'ı da biraz anlatmakboynumun borcu oldu sanırım:)
American Apparel, Musevi bir genç olan Dov Charney tarafından gençlik yaşlarında t-shirt markası olarak başlamış has bi öz bi Amerikan markasıdır. T-shirt olarak kalmamış, her daldan teksitili ele geçirmiş orda gördüğünü de başka yerde göremeyeceğin hatta nerde görsen "Kanka bu American Apparel" dedirtecek bir stil edinerek bugün Amerika'da Los Angeles bölgesinde yaklaşık 5000 kişiyi istihdam ederek büyük bir tekstil ağı kurmuştur.
Ben American Apparel'e baktığımda aklıma ilk gelen şey Vintage Amerikan tarzı olur hep. Texaslı kızı nerde görsen o hırpani jean şort, çizmeler, göğüs altından bağlanmış kareli gömlekten falan tanırsın ya Ammerican Apparel kızı da o benzer birşey fakat içine biraz daha erotik kaçmış, spor & rahat ama seksapeli süper yüksek bir çizgi...




American Apparel alıp kurumsal hayatta giymen mümkün değil ama kendine güven ciddi şekilde ön planda. Mesela tanıtım için kullanılan modeller alışık oluduğun Victorias Secret kızarından değil. Her ikisi de baştan çıkartıcı ama biri makyajlı, iğne topuklu, push uplı diğeri o sabah yataktan kalktığı saçıyla, makyajsız, silikonsuz, sokaklarda bolca bulunan yuvarlak kalçalı kadınlardan.


Renkli taytları elinle koymuş gibi bulabileceğin, annenin 80'ler de jeanlerin içine giydiği bodylerin cirit attığı, renkliliği & kadınsılığı iç içe geçirerek, sokakların en seksi kadını, gece kluplerinin en marjinal kızı olup kokoşları geride bırakıp hatta biraz da ezip geçmiş & gençlerin hatta her yaştan herkesin ilgisini de üzerine çekerek Broadway'de hemen her köşede rastlayabileceğin Amerikalığı yani rahatlığı & özgürlüğü tarzlaştırmış en popüler markadır.

Peki nereden alırsın AmericanApparel'i?
http://www.americanapparel.net/'ten dünyanın her yerine konuçlanmış mağazalarını bulabileceğin gibi online alışveriş yapmak da mümkün.

Peki ben bu kadar anlattım ben Amerikan Apparel kızı mıyım?
Üzülerek cevap veriyorum ki HAYIR:(
Hala giyinirken "Ay oram ay buram" diyerek zaman zaman gizlenmeye zaman zaman öne çıkmaya uğraşıyorum. Hala Avrupa-Amerika görmüş Türk erkeklerinin lehçesiyle baya bir Türk kızıyım. Henüz rahat & özgür olamadım!

Elbise China online alışverişten:)
Dün ahbap arkadaş muhabbeti beni şaşırtmayan sweety bordo çoraplarım Penti.
Papiler sanırım herkesin evinde var Steve Madden evlere servisle sattı bu bootileri.


Bilekliğim son höbüm:) Düğmeleri Merve ile aldık, fermuar & lastik sarı eteğin artıkları:)
Bu da aynı renkli taytlar gibi ilk benim aklıma gelmedi elbet;)

2 yorum:

serrose dedi ki...

Hadi bakalim kolay gelsin ;) iyi yolculuklar arkadasina.sana da iyi alismalar corap manyagi :)
ben de odulun var hee

SED dedi ki...

serrose,

ödülümü gördüm çok teşekkür ederim :)))
çorap manyağı hahahahhahahahah koptumm:)
bi süre kuzensiz olucam napalım tenk yu tekrar:)