8 Ağustos 2010 Pazar

Herkes kendi ekmeğini Evcilik Yarışması'ndan yer

Ya yerim ya!
Evcilik Yarışması'ndan ayrılan yarışmacının son sözleri de "ekmek" namı diğer "money talks" & yemek üzerine oldu.
Bir de ayrılırken çamur at izi kalsın filozifisiyle yarışmada sürekli 1. olan arkadaşlarının açıklamarına içerlemiş.
Sanırım arkadaş oyunu yada sevgiliyi kaybedeceğini anladı. Evvelden yine ayrılan bir yarışmacı -gelin yani- giderken damadın oyunu gerçekle karıştırdığını söylemişti.
E iyi de güzelim bu arkadaş da gerçekle oyunu karıştırmamış mı?
Şimdi Oda Tv'nin haberine göre bu tip yarışmalara katılanlar günlük bir ücret karşılığı ekranı meşgul ediyorlar.
Madem atıp tutucam neden izliyorum di mi? Allah seni inandırsın bilmiyorum!
Ama gıcık olurken bu gıcıklanmadan da geri duramıyorum..
Neyse ne diyordum günlük 400TL.
Şimdi bu yarışmaya sevgilisi olup katılanlar acaba yarışmaya katılırken "Sevgilim şimdi ben evcilik oynicam günlük cebe şu kadar para giricek sen de hadi kabul et işim ama bu beniiiim mi?" dediler.
Peki ne oldu?
Oyun boyu bana bir kayınvalideden afakan basmıştı. Kendi kendime ekran başında durup " Yau bu kadın neden zırt pırt bu evde allaaaseeen?" söylenip duruyordum. Meğer sevgili baskısındanmış!
Tabi ben gece fanatiği olduğum için yarışmacıların özel hayatları vb. dedikodulardan geri kalmış durumdayım.
Hatta var deseler inanmam. Malum toplum yapımız ortada, bugüne bugün birlikte nikahsız yaşamak hem suç, hem de mahalle baskısıyla kişilerin toplumsal statülerini ciddi şeklide etkileyecek kadar nahoş!
En modern çevrede bile birlikte yaşamak hala "marjinallik" -sanki 100 kişi sevişiliyormuş gibi komple süzer komşular sizi karışmam-.
Apartman görevlisince de birlikte yaşayan kadın "kötü kadın" (annem de okuyor utancımdan diyemedim kelimeyi), birlikte yaşayan adam da hayranlık duyulan adam çünkü adam evli bir erkeğe göre şanslı. Hem nikahı yok, hem karıyla aynı evde oturuyo hem de geceleri hep dolu. Çünkü birlikte yaşayan çiftler evli çiftlerden farklı olarak her gece sabaha kadar!
Aynı eve oyun için bile olsa sokulmuş kimliklerin bu oyun dışında evli, ilişki de vs. olması aynı toplum için zor çünkü her dizide başrol kadını ve erkeği birbirine yakıştırıp sokak ropörtajlarında "Aiiii onlar evlensin çok yakışıyolaaaar" diyen bir izleyici kitlesi var.
İşte afakancı kaynana o kitlenin & muhtemelen oyuna katılmanın getirilerinin cidden farkında bir teyzemiz.
Burdan "aman ekranda görünsün dizi felan teklif edilir", beri yandan da "Kız artık gelinlik yaşa geldi bu oğlanın da niyeti ciddi dur ben yatıya gidiyim de durumu kotaralım" kafalarında bir teyzemiz.
Ya hepimiz safız yemin ederim safız!
Oğlan öteki taraftan tahammül edemedi, doğal olarak Amerikano mu bu adam da "Hey dude oyun bu nothing serious maan" desin birasını alıp kanalı açıp "that's my girl dude" desin, eliyle göbeğini tıp tıplasın.
Adam çıkışı yaptı "Ya iş ya ben!"
E tabisi "koca"!
Ağır yediler bizi di mi:)
Aiii ne kadar güzel evcilik oynuyolar diye diye bakındık ekrana.
Teyzelerim& nenelerim yapmayın teyzecim.
Şimdi biz sizin üst kata taşınsak 2 güne tefe koyarsınız bizi, yeminle yaparsınız bak. Ben zaten cıngıllıyım.
Ama gelinlik, damatlık giydiler orda pasta kesip dans ettiler diye yolda, bayırda görüp bağrınıza basmayın yahu!
Onlar gerçek kişi değil anladın mı nene?
Çünkü "esas oğlan" öbür yandan çınagarı basınca iş bitti. O ilişki de orda bitti diyim ben sana yazık büyük ödülü alabilirdin belki?
Bakıyorum her yeni gelen 3 erkek yarışmacıdan biri "ağır maço". Hepsi eteğe, derin dekolteye, çalkalanan kalçaya & Ruslara dayanıksız! Ama önce çemkirip sonra hediye ile gönül almada üstad.
Yazık oldu yarışmadan ayrılan kızmıza & düzenli olarak o eve çadır kuran annemize. Ya belki 2 daha duraydınız büyük ödülü alıcaktınız. Tamam zaten anladık kimse sevişmiyo!
Bir gelsin paralar gitsin paralar millet saf nasılsa sabah dayarız "sultan"ı, akşam habere çakarız "konuşan maymunu" gece de evcilik koduk mu.. Ben bu yazıyı yazıyor olduğuma göre birilerinni cebini hala bu işten gelen paracıklar ısıtıyor hatta ben şu an reklam kampanyası yaptım aklımca izah edeyim derken!

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Asıl neye gıcık oluyorum biliyor musun ? Geçim dertleri yok, temizlik,iş-güç yok.Kahvaltıyı bile dışarıda yapıyorlar,her öğün farklı ve güzel manzaralı bir yerde yiyorlar,sürekli gezip tozmakla geçiyor.Var mı böyle bir evlilik ? Bu durumda bile hala kavga edebiliyorlar :)))