30 Ağustos 2010 Pazartesi

Hangi Oje yakışmaz ki kız SANAaaaaaaaaa!



Walla domestik modele geçince hiçbir oje yakışmaz.
Pazar günlerini sevmiyorum oldum olası sevmem.
İleride çocuklarınızın benim gibi "PAzar Sendromik" olmasını istemiyorsanız şimdiden önlem alın.
Israrla ütüleri Pazar akşamı yapmayın, illa da o akşam ailecek yemek yenicek diye tutturmayın, o akşam yıkayıp ertesi gün okula hazırlık yapmayın, dersleri illa da Pazar akşamı kontrol etmeyin, kek pişirecekseniz PAzar olmasın, o sabah çocuğu kahvaltı masasına oturtmak için erkenden uayndırmayın böyle uzar gider. Ama işin özü Pazar'ın dünyanın sonu & yeni dünyanın başlangıcı günü gibi görünmesi bence!
Neyse dün hem Pazar gününü hem de kendimi sevmiyordum.
Tırnaklarımı söktüresim, kafamı kazıtasım, şu jlo popomu lipolatasım, bütün gün uyuyasım falan vardı.
Bu tariften sonra ortaya çıkacak tipten kesin daha da nefret ediyor olurdum ama..
İnsanın saçının toka, tırnağının oje, yüzünün makyaj tutmaması, üstüne tek bir kıyafet yakışmaması böyle birşey.
Neyse ki manken değilim, yada oyuncu, şarkıcı, sunucu, millet vekili, CEO, CFO!
Canım kitap okumak istemedi, film izlemek, resimyapmak, yazı yazmak, yürümek, gezmek, eğlenmek.. Buhar olsam çok hoşuma giderdi.
Neyse dünü atlattım ama bugün ilk hedefim bakım onarım.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bu arada İstanbul Moda Haftası'ndan SIKILDIM!!!
Bu nedir böyle ya.. Nası bir çirkin herşey.
Ama her konuda böyleyiz biz.
Teknik bilir, pratik & yaratıcılıkta sıfırdır!
Gidip görsem yerlere düşer bayılırdım herhalde çünkü Galata Moda'da daha yaratıcı, daha göz kamaştırıcı şeyler oluyor.
Yada gidenler kötü resimler çekiyor.
Bilemedim ama yok yani kötü cidden yapılmasın bence bırakalım biz 80lerin Kız Kulesi Aşıkları filmiyle kalalım.
Bence sinema, tiyatro, moda, resim falan yapılmasın!
Sokaklarda yemin ederim daha yaratıcı insanlarımız mesele podyum, sahne falan sanırım! Türk Malı Erman gibi katılıp kaldıklarına göre.

> > > > >> > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > > >


Dün abush & model birlikte kaykaya bindiler.
Abush, Erol'un en iyi arkadaşlarından biri. Şimdi 2 tane:)
Model, Abush'un gömleklerini giyiyor:)
Abush model yorulunca kaykayları taşıyor şikayet etmeden.
Kavga ediyorlar gülerek, kıkır kıkır, mızıldıyorlar beraber...
Onlara bakınca "böyle oldu" diyor insan.
2si beraber kaykay kayıyorlar.
El ele tutuşup birbirlerini çekiyorlar, birlikte yere yuvarlandıklarında gülüşüyorlar, öpüşüyorlar, sarılıp tekrar ayağa kalkıp aynı çocukluklara devam ediyorlar.
Onlardan evlenip bir bebek yapmalarını & mutlu sonlarmış gibi davranmalarını beklemiyorum.
Böyle o kadar mutlular ki, o kadar birbirlerine yakıştılar, birbirlerinin boşluklarına cuk oturdular ki..
Etrafıma bakınca böyle çiftler görmek istiyorum ben.
Kafamda tek bir soru işareti bırakmayan.
Tek taraflı, 2 kişilik görünen yalancı ilişkileri sevmiyorum.
2 kişi bir "ortak" bulabilsinler & bu onlara yakından da uzaktan 20 km öteden de çok yakışsın.
Birbirlerini yıpratan, azarlayan, azaltan, yiyen çiftleri istemiyorum.
Sevgililik yara gibi!
Açıldıkça açılıyor, kabuk tutmayan & çok acıyan yara gibi.
Etrafıma bakınca "heh şimdi oldu" diye gülümsemek istiyorum.
Tiksinmek değil.
Evet hayal belki, belki ben kendimi Harikalar Dİyarında sanıyorum ama size ne hatta kime ne ben öyle yaşamak istiyorum.
Beni tek o mutlu ediyor etrafımda gülen, mutlu insanlar..
Ve birbirne eziyet, birbirine kasvet olmayan kimlikler!
Şikayet etmek, birbirine bok sürmek o kadar kolay kiama el üstünde tutmak, kaybetmek istememek, onunla o anda orda mutlu olmak.
Bunu yakalayabilmek zor ben zoru başarmış insanları seviyorum!
Gerisi gerçekten sefil geliyor.
" " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " "" " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " " "

Hiç yorum yok: