6 Ağustos 2010 Cuma

Bir kısa hikaye:)

Genç kadın koşarak çıktı mağzadan.. 2 adım ötedeki evine vardığında, kapıda ensesine çöken hırsız gibi onu kıskıvrak yakalayan çişini bile düşünmeden, şangur şunugr çevire çevire anahtarları, açtığı kapıdan girerek, herşeyi fırlatıp, tek bir poşetle dikildi boy aynasının karşısına.
Soyundu hızla. Bir çırpıda küçücük hediye paketinden çıkardığı o minnacık şey sanki o an hayattan tek beklentisiydi.
Mağzanın dik ışıklarında, daracık kabini aydınlatan parlak spotların altında, onu asla ince göstermeyen boy aynalarının karşısında utancından giyememiş, raftan aldığı gibi kasaya gitmiş, kasa da manken ölçülerindeki kasiyerin küçümser, kaçamak gülüşüyle aşağılanmamak için hediye alıyormuş numarasıyla paketletip kendi aynasına ve ışıklarına kavuşmuştu.
Çıplak bedenine hiç bakmadan giydi brazilian kesim, ipli, en fosforlusundan çiçekli bikiniyi üstüne. Kenardan taşan memeleri, brazilian kesimin poposuna kaçıp tanga oluşuna aldırmadan, parmak ucuna yükselerek, aynada süzdü kendini.
Ne karnını içine çekiyordu, ne de kalçalarını kasıp, dar durmaları için uğraşıyordu. Dik bile durma gereği duymamıştı. Az önce raftan kaparcasına aldığı bikiniyle sadece parmak ucunda durmak yetmişti ona..
Yüzmeyi bugün öğrenmiş gibi, gözlerinden geçti başarmanın mutluluğu. Yıllardır kadın dergilerinin kapaklarında gördüğü, her selilüt kremi reklamında burnuna sokulan o vücutlardan ne farkı vardı. Eni konu bir bikiniydi işte! Karanlıkta çıplak tüm kadınlar aynı değil miydi zaten?
Bütün bunlar kafasında uçuşarak aynada bir sağa bir sola dönüyordu parmak ucunda.. O döndükçe birbirine makas olan bacakları pörtlüyordu adeta ama umrunda değildi. Gözüne batmak bir yana, bikiniyi giyebilmiş olmanın heyecanıyla kendini bir an kapak kızı gibi hissetmiş, şu an hemen sahile koşmak isteğiyle dolup taşmıştı.
Tam o anda şuursuz bir parmak zile dokundu. Hayallerinin ortasına düşen atom bombası gibiydi bu ses!! Gözünde baktıkça incelen bacaklarına fışkırtılmış ketçap, düzleşen göbeğininin üstüne bastırılmış bir hamburger, incelen beline yapışan lahmacun gibi aynada süzülen bedenini tam ortasından delip geçmişti bu zil sesi!
Ne yapacağını bilemeden fırladı kapıya, bu densize haddini bildirmek istercesine, burnundan soluyan bir boğa gibi koştu. O hızla da kapıyı açmış bulundu.
Kapıda elinde sallanan koca anahtarlığı ona doğru uzatarak dikilen apartman görevlisi, yıllardır tanıdığı hatta çocukluğunu bile bildiği kızı o halde görünce kendi tutamadı ve
"Siiieeeen ne yaptın ya, kendine ne yappptın yaaa?!!" dedi.
* * *

1 yorum:

gulnihal kalfa dedi ki...

ahahahahaha :D deliiiii