12 Mayıs 2010 Çarşamba

Uzun Ara

Biri bana kablolaların & insanların bir anda nasıl bu hale geldiğini açıklasın?!
Düğümü çözen kaynanasıyla iyi geçinen midir?
***
Bu sene Hıdır'ı kaçırdım!!!
Neden kimse bana hatırlatmadı bak günlerdir düşünüyorum hatta geçen akşam Lis'le dilekleri denize bırakırken onların süslü keselerine & hızla yüzen dileklerine özendim.
Benim de dilkelerim vardı yarım kaldı:(
###

Uzundur üniversite grubuyla toplanamamıştık.
Herkes işinde, evleniyor kimisi onun derdinde, çoluk çombalağa karışan olmadı daha...
Denk geldi toplaştık Caddeboston'da bira içtik:) Hem de sokağın en ucuzunda aynı o yıllardaki gibi.. Cebindeki parayala okula mı gideceksin, sağda solda bira mı içeceksin, okuman gerekne kitap var onu mu alacaksın, üstüne başına mı yettireceksin napacaksın zamanlarından kalma..
En ucuz yerde bira içtik :)) sohbet ettik- zamanın değiştiremediği tek şey hoş sohbet-
Aynı akşam evde de ekip toplandı zar zar konuşup, Ajda dinledik hostesle:))
"Ajdaaaaa'yı seviyo musuoooooon? Hadi Resim'i çal!" eşliğinde şarap.
Sanırım haftasonu birayla başlayınca devam etmek mecburi oldu çünkü bütün Cumartesi sabahtan akşama kadar sahilde şarap içtik! "2 Cumartesi insanı ne hale getiriyoooo" dedik.
Ayrıca gayet sefil çitledik & mcdonalads yedik:))))) Ortaokul zamanlarında kendimizi sahile 12de koyar 9da alırdık. Bisiklete binmek böyle birşeydi o zaman..Tek fark şarap & bisiklet:)
Bu sıra canım çok sıkkın. Kilo aldım & cildim bozuldu. Sanırım artık Türk Malı izlemeyeceğim çünkü izledikçe kendimi normal sanıyorum:) Oysa şişmanladım!!! Artık Fashiontv izleyip onları örnek alıcam. Yahu ortalık ikoncan dolu yada gerçekten beynim 30u kabul etmiyo!
Fakat 30umda sakinleştiğimi hissediyorum. Benim böğürdüğüm yerde yaşam kalmazdı eskiden. Sesim hep yüksekti. Haksızlık diye birşey söz konusu değildi olamazdı. Benim savaşacak, düzeltecek gücüm vardı. Şimdi kendime baktığımda durgunluğum beni korkutuyor. Zamanında yüksek sesimden korktuğum gibi şimdi sessizliğimden.. Savaşarak yada savaşmayarak varacağım çok fazla yer yok. İşte hayatım bu hayat başıma bir mucize gelmedikçe düzenim bu düzen o kadar da şikayetçi değilim ama eskisi kadar çok da istemiyorum. Minimize ettim. Benim maksimize kişiliğime yakışmayacak şekilde küçülttüm, azalttım, sakinledim. Anladım ki "biri olmazsa biri daha" doğru. Annemin de hep dediği gibi "insan 50sinde sağlık mıyım onu düşünüyor, gerisi saçma geliyor". Kendinden yeme diyor kısaca:) "Geçicek" telkinleriyle geçiremediğim cildimi bugün dermatologa götürüyorum. 2010 cildimin kazana düştüğü yıl ne de olsa...
***
Havalar güzel, geç kararıyor motorsiklet devri başladı başlayalı mesafeler kısaldı. Üşendiğm yollara "hadi kalk gidelim" der oldum. Merve'yle kendimizi Kadıköy'e götürdük.


1TL'den yine en çok ihtiyacımız olan bileklikleri aldık:)Yazın en güzel şey bileklik takmaktır. Kışın görünmezler kazakla mont arasında ama yaz öyle mi? Kazağa dolanmaz, monta takılıp kopamaz:)
Tabi ki ben şaman olduğum için yina nazar boncuğu aldım. Bu yıl kristale özeniyorum:)) Kristal kolyeler takasım var. Hatta bikini üstüne takasım var:O Ama bir takım kimselerden tepki alabilir & plajın ortasında "Hadi çıkar o ne öyle" sözlerini duyabilirim:)))

Motorsiklet sezonunu açıldı ya bu sabah kaskıma kuş kaka yaptı! Tam gidiyorum lıp diye bişi düştü kaskıma:S O da nesi! Aha kuş! Vıyyy:))

Ve sezonun ilk açık ayakkabısını da giydim...



Tabi ki akşama eve bunlarla döneceğim:)))

Motorsiklete son topuklularla bindiğimde ayakkabının topuğu kırılmıştı:):) Ama karizmam bin beş yüzdü:)) Çevrede ne kadar "centilmeeeyynn" varsa arabalarından inip, motosikletlerinden inip, oturdukları masalardan kalkıp bana yardıma gelmişlerdi:)) Benim de tek derdim kırılan topuğumdu!

Hiç yorum yok: