8 Şubat 2010 Pazartesi

EN İYİ BİLMEDİĞİM ŞEY!

Bilmiyorum madem, öğreneyim dedim. Malum bilmemek değil, öğrenmemek ayıp ya..
Ben içine hapsedenlerdenim. Öyle yıllarca taşırım içimde olanı biteni. Hiç ayıklamam iyi, kötü diye. Hafızaya yazarım öyle de yürür gider.. Zalimce! Sonra ara sıra beynim boş kalır hatırlarım. Zamanla yumuşadığımı fark ederim. Bazen "ne saçmalıklarla yaşıyorum beynimde", hastalık-virüs birşey taşıyormuşum gibi azarlarım kendimi. "Düşünecek daha iyi birşeyim yok mu" diye ezerim.
Sonunda anladım ki ben olup bitenleri affedemiyorum. Gerçekten. Unutamıyorum da.. Olmuş bitmiş yürü geç desem bile izi kalıyor. Google gibiyim. Sayfayı internetten silsen bile bende izi kalıyor.
Sonra geceleri rüyamda aynı kazıkları tekrar yediğimi görüyorum sürekli.. Sürekli aynı filmleri sar baştan izliyorum.. Ama karakterleri değiştirerek. Ne kadar acımasızca!
Gördüğüm en saçma rüya üniversitede çok sevdiğim bir arkadaşımla ilgili.. Şimdi evlendi, bebeği var, mutlu da bir evliliği var.. Ama biz artık görüşemiyoruz. Biraz üzgünümde bu yüzden.. Evlenirken bana söylediği bir söz vardı. Onu nasıl kaydetmişsem artık... "Evlenirken aileler çok giriyor işin içine, hergün ayrılıyoruz, hergün yeniden barışıyoruz. Ama bu sırada ayrılmazsak bir daha da ayrılmayız onu biliyoruz. Çünkü ipler artık bizim elimizde değil".
Bana söylenecek laf mı bu:) ben kaç gecedir rüyamda kızı & annesini görüyorum. Kızı istemeye gelecekler, bir telaş, annesinin yüzü 5 karış, kız sevinç-üzüntü arası bir tebessüm de.. Bu arada bitmek bilmeyen bir telefon trafiği içindeyim. Onlar koltuklarında oturuyor ben sürekli telefonda konuşuyorum. tanımıyorum bir sesler bana mesajlar veriyor.. Uyandığımda beynimin ne kadar yorgun olduğunu fark ediyorum. Hiç uyumadım sanki.. Bütün gece dert tasa uğraştım durdum normal. Kulaklarım bile uğulduyor. Sanki bütün gece telefonda konuştum.
Neleri aklımda tutuyorum da bu saçma rüyaları görüyor uykusuz kalıyorum dedim kendime..
Sonra geçen gün kitapçıda bu kitap"ları" gördüm. Renk renk.. Hepsi küçük birşey kitabı. Ben önce affetme & aşk kitabını aldım. İkisi hakkında içimde atlamam gereken tonlarca engel var.
Beynimin pazarlıklarını bitirmek istedim.. Evli arkadaşlara misafirliğe götürülen gelecek vaad etmeyen sevimli kız arkadaş olmaktan kurtulmak.. Ailenin parlak çocuğu olmaktan uzaklaşmak.. Eskiden yediğim bütün kazıkları sindirmek & artık onlarsız yola devam etmek.. Bazen isteiyipte yaptığım ama sonunda beni üzmüş şeylerin hepsini unutmak.. Lis'le kavgalarımızı unutmak.. Bana bugüne kadar söylenen bütün kalbimi kıran sözleri & kişileri unutmak.. Kulaklarımda hala çınlayan cümlelerden kurtulmak.. Sadece bu cümleler yüzünden yapmaktan vazgeçtiğim onlarca şeyi yapamayı yeniden istemek.. Kimseyi kendimden çok sevmemek.. Ve en çok geçmişi hatırlayacaksam sadece beni kahkaha komasına sokan kısımları hatırlamak!

Eskiden en iyi bildiğim şey harika yazılar & harika şiirler yazmaktı. Deli gibi gülmek gülmekten yerlere yatmaktı. Ne zaman buraya geldiğimi bilmiyorum.. Neden hayatım takılmış film bantı gibi baştan sarıyor & ben bu filmleri nasıl olupta üzerime çekip hayatıma sokmayı başarıyorum bazen gerekten anlamıyorum..

Ama farkettim ki 30'um da artık sıkılıyorum.

Kişilerin hayatları 30'larında yeniden yazılırmış. Saçımın şeklini tek bir hayal yüzünden değiştirmiyorum!!!!

20 Şubat 2010.

5 yorum:

serrose dedi ki...

kitap ise yaradiysa bende almak isterim.
yazini okurken altini cizmek istedigim bircok yer oldu.Aaa bu ben dedigim yerlerde.
Unutmayi ve affetmeyi ogrenmek istiyorum ACIL
zira agir geliyor artik.
Mutlu haberi bekliyorum
YARADI demeni istiyorum :s

SED dedi ki...

Cevabım net!
YARADI!
Kulağımda küpe oldular.

serrose dedi ki...

bana kitapyurdu yolu gorundu cok tesekkurler ;)

SED dedi ki...

serrose,
kitapyurdundan bulamazsan kesinlikle haber ver;)

serrose dedi ki...

sagol canim veririm :)