12 Ocak 2010 Salı

HİSSET..

-İşte tam şurada en sağda köşede... -


Uzundur yapmıyoruz sanki..
Başka biri söyleyince fark ettim "hissetmek" muhteşem birşeymiş.
Durduğun yerde "ay şunu hissedeyim de bir keyfim yerine gelsin" demiyorsun.
Zaten hissetmeyi ya hiç öğrenmiyor yada gün geçtikçe unutuyorsun.
5 yaşında bir çocuğa işkence edip yol kenarına terk edecek kadar 7'den 70'e hissizleşmişiz işte..
Ama imkan bulursanız deneyin hissetmek muhteşem birşey...
Bu mevzuya nerden geldim?
Dün çekirge SED ilk Yoga deneyimiyle ekranlardaydı:)
Öyle enerji, çakra, kök hücre bir tip değilim. "Yoga" daha dün düzgün söylemeyi başardım. Bu konulardan bahsederken de sadece ellerimi tepemde, sağımda birleştirip veya birbiri içinden geçirip tek ayak üstü sabit durmaya çalışmaktan öte geçmez.
Bir süredir rapunzel imajımdan kaynaklı boynumun sağına yerleşen tutulmadan & üyesi olduğum web sitelerinde yaşımın yıl hesabı karşılığını görmekten geçirdiğim buhran yüzünden Hocam & Tanya'dan sürekli duyduğum Yoga'yı denemek istedim.
Ruhum dinlenirse, boyun ağrımda sona erecek gibi de bir felsefe ürettim takıldım Tanya'nın kuyruğuna.
Gülerim, kıkırdarım, sessizlikte sinirim bozulur kahkaha atarım, utanırım, düşerim derken, ben, eşofman, mat kavuştuk.
Baştan sona anlatacağım bir ders yok. Çünkü "herkes mutlaka Yoga yapmalı" diye düşünerek çıktım ordan.. Bu düşünce benden çıkıyor çekirge SED vol#I!
Daha önce Pilates yaptım. Tenis oynadım. Bale yaptım. Voleybol da maça çıkacak kadar ilerledim. Surf yaptım. Koştum. Body build ettim:) Step çıktım. Yüzdüm. Kısaca tepiştim durdum fakat böyle birşey daha önce "hissetmedim".
Bütün saydıklarımı yaparken yaptığıma tam konsantre olup, yorulduğum, terlediğim bazen de doğru yapamayım sinirlendiğim oldu. Ama Hocam "Ayaklarından başına kadar vücudunu hisset" & "Ellerindeki şifalı, iyi enerjiyi hisset & vücuduna bu enerjiyi yay & hisset" dediğinde...
Bana ayak parmaklarımdan bile geçen, her nefes alıp verişimde vücuduma pompalanan kanı taşıyan, kılcaldamarlarımı, kapilerimi, arterlerimi & venlerimi ne unutturdu diye düşündüm.
Sonra hissettim. Sokakta hergün bana benzer o kadar çok canlı görüyorum & bana artık o kadar sıradan geliyorlar ama aslında onların da tıpkı benim gibi birer mucize olduklarını hissettim.
Hissizleşiyor işte insan.. İçinde çalışan koca bir sistem var ama onu unutup ona kötü davranacak kadar hissizleşiyor işte..
Kendinden sadece hissel değil, fiziksel de uzaklaşıyor. Mesela düne kadar bence sadece boynumda tutulma vardı. Oysa vücudumun çeşitli yerlerinde düne kadar fark etmediğim bir sürü tutulma varmış. Ruhumu sıkarken oldular belki, belki kendime dünyayı dar ederken kastım durdum onları da.. Kimbilir?
Yoga insanı kan ter içinde bırakan, kasını koparıp, şişirip, poposunu ufaltıp, büyüten bir spor değil. Yoga insanın zihnini, ruhunu & vücudunu bir araya toplayan, içerdiği egzersizlerle bahsettiğim bu üçlüyü temizleyen, içe dönük bir huzur yolculuğuydu bence..





PS: Küçük Bedrettin'e işkence edenler Yoga ile islah edilebilirler mi? Yeniden insanca hissedebilirler mi?

3 yorum:

tubik dedi ki...

Owww.. Sed, sen ve yoga... Vay bee! O zaman belki ben de yapabilirim?!

SED dedi ki...

tubik,
şoklusun di mi:)
ben yaptıysam:)))) herkes yapar:)

Tanya's dedi ki...

Sed,

Namaste sana o zaman..ve devam et..hissetmeye...bak Aliş bile hissediyor...