6 Ekim 2009 Salı

Kimi Kandırıyolar

Şöyle diyorlar; "Çok şanslıyız ki dünya büyük bir felaketin eşiğinden döndü".... Hı hı evet dünya çapında işsizlik sayısı sadece 20 milyon, 6 milyar değil. Sürekli ekonominin iyiye gittiğini yazıyor gazeteler, bunların yazılıp çizilip söylenilmesi için birileri birilerine para veriyor mu? Bir nevi reklam kampanyası gibi, hani ciklet, çiçek, böcek alarak ekonomiyi canlandıracaktık ya... Neyse biz görevimizi yapmadık ondan kriz çıktı zaten birikimlerimizi beşlik simit gibi ...



Aslında bu bılogu takip edenler bilir. Böyle konulara girmem .. Ben büyürken para konuşmak ayıptı şimdi para konuşmak ünlü bir insanın paparazzilere yakalanmış çıplak fotosunu konuşmak gibi birşey haline geldi. Milletin ağzına ciklet. Aynı 99 depremi gibi. Birileri çıkıyor kehanette bulunuyor. Herkesin uykusu kaçık, morali bozuk, depresyonda insanlar kehanetlerin gerçekleşmesini bekliyor. Tıpkı deprem olmasını bekleyerek sokaklara yataklara, çadırlar kurarak geçirdiğimiz zamanlar gibi..



Sorunu çözmek için bir yöntem önerilmektense, çözüm üretmektense her söylenilene kulak asıp bunalıma girmek & bunları orda burda konuşup daha da yayılmasını sağlamak bir yandan da hoşumuza gidiyor sanırım. Oysa görünen köy klavuz istemez! O büyüklükte bir deprem olursa insanların depremden değil çarpık, yarım yamalak, para elde etmek için 10 demir-tuğla-çimento eksik binalar altında kalıp öleceği kadar net. Kriz de bitmeyecek daha birkaç yıl buralarda.. "Krizin bitmesine 1 sene kaldı "gibi laflar kimi kandırır bilemiyorum.



Onun için lafa değil işleve bakalım diyorum. Herkesin bütçesi kendine buna göre hayatlarımızı devam ettirmek zorundayız. Kendimizi de krize sokarak bir yere varamayacağımız tartışılmaz!



Önerilerim de şöyle,

Sinema çok pahalı - evde ailecek yada bütün arkadaşlar toplanıp dvd izlemek ekonomik & çok eğlenceli,

Ne yazık ki o çok sevdiğim Tabı:), Parayı Ben Vurucam:)), Ben Donald Trump:))) nevi ev oyunları evet çok pahalı ama zamanında almış olan arkadaşların ellerindeki oyunlarını yine bir ev toplantısında kamuya açmaları gerçekten çok eğlenceli,

Hazır havalarda güzelken orda burda uzun yürüyüşler çok eğlenceli,

Sahilde çimenler bazen bir şemsiye eşliğinde bile çok eğlenceli,

Kasım'a kadar öğrencilere Bienal bedava & çok eğlenceli,

Aslında öğrencilere bir sürü müze, tarihi eser girişi bedava & hala çok eğlenceli,

İlla öğrenci mi olmak gerek diyenlere vazgeçemediğim Opera & Bale biletleri gayet ekonomik işte tam bu adresten edinebilirsiniz,

Sonra Şehir Tiyatroları tadından yenmez hayatta herşey Hollywood filmi değildir, tiyatro biletleri de tam burdan ediniliyor,

Bazen sahilde balık ekmek yemek de çok eğlenceli çünkü insan önce kendi mutlu olmayı bilmeli.



Belki yukarıda saydıklarımı bile yapacak imkanları olmayan insanlar var, belki bu yazdığım cümlelerden fakir edebiyatı çıkartacak insanlar.. İlla da bunları yapın demek değil derdim. Derdim sorun varsa kime aitse çözümünü o bulmalı. Birbirimizden bekleyerek & birbirimiz üzerine yıkarak varacağımız bir yer yok. Bugün gazete de okuduğum bir başlık belki de bunu en güzel açıklayabilecek o cümle " Hergün aynı şeyi yaparak ayrı sonuçlar bekleyemeyiz". Bunca zamandır hep aynı şey yaptık neden bugün kendi çözümlerimizi kendimiz üretmek için saksıları çalıştırmayalım..



Mutsuzsanız, kendinize yenikseniz, zordaysanız, zorsanız başkalarını da yanınızda sürüklemeyin. Bu kadar ucuz & kolay değil ölümlü bir hayatı harcamak.



Ps. Farkındayım bu bılog bu devre bir isyanda pero podemos hacer una revolucion, tenemos que hacer una revolucion personal.




resmi şurdan aldım:)

1 yorum:

Tanya's dedi ki...

Eee gece bize gel..perdede sinema gecesi yapalım..ama suretleri al..