15 Eylül 2009 Salı

Silsile

Dün akşam hava karardığında çıktık evden.. Yürüyerek değil, arabayla.. Sokağın sonundaki trafik lambalarında durduk. Karşımızda yolun ortasında bir kadın, bir arabanın içine eğilmiş birşeyler anlatıyor. Araba & kadın yolun tam ortasında duruyor.. Araba birden geri manevra, gazladı gitti. Kadın hızlı hamla bize yöneldi, eliyle "camı açar mısın?" gibi anladığımız bir takım işarteler yaptı. Saf gibi açtık camı, bu arada yolun ortasından çekilen arabanın ardında 3 kadın daha yolun ortasından kaldırıma yürümeye gayret ediyorlar.. İki kadın diğer kadının kollarına girmiş yürümeye çalışıyorlar.. Cama yaklaşan kadın "Zincirlikuyu göğüs hastanesine gitmemiz gerekiyor bize yardım eder misiniz?" dedi. Kısa süreli bir şok geçirirken kucağımdaki cüzdanımı açtım, bu sırada diğer kadınlara & sürekli aynı şeyi tekrar eden kadına dikkatle bakarak ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorum. Yaşlı kadın yürütülmeye çalışılan yaşlı kadın gerçekten can çekişiyordu. Üstlerinden başlarından akşam yürüyüşüne çıktıkları belliydi. Kadına "Sizi oraya götüremem fakat verdiğim bu parada işinize yaramaz"dan başka birşey ne yazık ki söyleyemiyorum.. Bu arada arkamızda kavga kıyamet kornalara dayanmış dar dar basıp duruyor. Kadın "Yine de teşekkür ederim" diyerek başka birinden yardım istemeye yöneliyor.. Ayrılıyoruz tabi ki ışıklardan ama binbir senaryo var kafamızda.. Önce "Keriz miyiz?" diye sorguluyoruz.. Kadınların o halini sorguluyoruz.. Dünyanın adaletini sorguluyoruz.. Vaatlerden bulunan masalcı beyefendileri sorguluyoruz.. Gideceğimiz yere varana kadar soru-cevap kafalarda..
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Sanırım sokaklara daha da çok dökülecek bu tip olaylar öyle değil mi?
Gidişimizin gidiş olmadığı aşikar ortada.. Çünkü geçen gün ofisteyim öğle saatleri, kapı çaldı. Muhasebecimiz de ofiste onun için kapı çalınca açıyorum biraz daha rahatcana. Kameramız falan var ama yine de gelen kargo, postacı vs. bir sürü kişi olabilir. Genç bir çocuk ben kameradan kargo için ödeme almaya geldiğini düşündüm açtım kapıyı. İçeri girdi "Buyrun" dedim. "Ben" dedi, " yeni mezun oldum, iktisat bölümü.." ben dalıp gittim şoka girdim belki de, bu sırada o anlatıyor. Çocuğun şu sözleriyle kendime geldim "İş arıyorum burda işe alım yapıyor musnuz?". "Hayır" dedim tam da anlayamıyorum hırlı mı j-hırsız mı? Gitse diye bakıyorum.. "Peki" dedi, "başvuru yapabileceğim bu binada başka iş yeri var mı?" tabi bu sorulara o kadar zor cevap veriyorum ki.. Kafamda tilkiler gece soyguna mı gelicekler önden araştırma yapıyorlar, ya şimdi silah falan çıkartırsa neon gibi geçiyor beynimden düşünceler. "Yok" diyorum neyse teşekkür edip çıkıyor çocuk. Kapı kapanma sesini duyunca tuhaf bir nefes alıyorum utanç & rahatlık dolu.. Sonra kafada kurgular devam...

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Dilencilere alışıktık. Ben kendimi bildim bileli dilenci hep vardı. Zamanla onların mesleklerinin dilencilik olduğunu çözdüm kendimce birşeyler ürettim öyle muamele ediyorum.. Dün cadde de dilenci çocukların sokak köpekleriyle oyun oynadıklarını, köpekle arkadaş olup koşuşturduklarını anlattı bir arkadaşım.. Fakat dedi sokakta koşmuyolar, arabların ışıklardan hareket ettiği anda kendilerini yola atıyorlar onlar hızla karşıya geçerken köpek peşlerine takılıyor & karşıya geçip kurutlabiliyor kimi zaman da ezilebiliyor. "EZİLEBİLİYOR KÖPEK"!! Geçen gün de P.Batu programında yine buna benzer bir olay anlattı. Onunkinde sokak kedileriydi konu.. Yine bu çocuklar Sıltanahmet'te sokak ta kedileriyle arkadaş olup onlara bu tip eziyetler ediyorlarmış. P. Batu Sultanahmet yetkilileri konuya müdahele etsin diyordu. Kafam öyle karıştı ki bununla ilgili yorum yapamıyorum, kurgu yapamıyorum, bunu sorgulayamıyorum bile!

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Daha da var ama anlatmak bile içimi tüketiyor! Yoruluyorum. Silsile işte, ard arda karanlık günler gibi.. O zaman insanın korkuları artıyor işte.. "Nasıl yaparım? " kaçıyor beynine. Ama umutsuz yaşanmaz, umudun bittiği yerde yaşam olmaz.. Hiç değilse ben buna sığınıyorum...

Hiç yorum yok: