5 Temmuz 2009 Pazar

Pazar İşte...














Pazar böyle bir gün işte... Baygın biraz, sonra eğlenceli, sonra miskin, sonra şımarık, sonra heyecanlı belki, sonra Pazartesi zaten.

Berbat havanın basınç etkisi altında nefes alamam krizi, sonra klimasyon yüzünden üşütülen mideye diet, derken acaba bu ayın bütün dergilerini de alıp şöyle gerine gerine yatsam mı, ama yok yok yarın pazartesi bi sokak havası alayım haftaya başlamadan, ama başımda dönüyor şurda uzansam, off her Pazar 12de mi kalkıyorum be kardeşim hayatımın yarısı uyku da mı geçiyor, çok da tembelim dur cep telefonum nerde, hayranım Pazar sabahları üşenmeden koşan coşan insanlara, hmmm tatilim de geldi dur bakiyim vizem var mı, kendimi bi servise soksam süper iyi etmez miyim, kendinden geçmiş cildime bak, yok bu sene imajımı yeniliyorum yeter senelerdir aynı imaj, ama dur ya 1 sene daha bekleyip 30 da imaj işlerine girsem daha supersonic bir davranış olmaz mı, nerde flipfloplarım, yok ya ne flopu bırak dağınık kalsın!!!!

Pazar böyle birşey işte düşün dur, günün sonunda kolunu bile kaldırmadan bitip geçmiş.. Hayır çok sevdiğimden yazmıyorum bu kadar Pazar diye! Pazar'ın yıllar yılı süre gelen sıkıntılı bir hali yok mu?!
Biraz müzik ver, ver ver biraz uzat kitabı, çay mı limonlu olsun, hmm tatil onun da sırası gelir elbet, bugün blog sessiz mi biraz....

4 yorum:

tubik dedi ki...

Pazarın en güzel yanı tatil olması, en kötü yanı ise ertesi gün pazartesi olmasıdır.. Ve genel olarak bütün pazarlarım hangisinin daha önemli olduğuna karar vermeye çalışmakla geçer gider.. :D

SEDEN dedi ki...

Pazar hiç sevmem tatilini bile sevmeyebilirim hatta:)
ama cuma ctesi pazar tatil olsa pazar'ı severim:)
bence harika bir pazarlık:)

Tanya's dedi ki...

Pazar sıkcıdır yahu..birde futbol maclarının radyodan dinlenmesi vardı ki eskiden..beni öldürürdü.

SEDEN dedi ki...

Booooooek Pazar&Futbol kadar kötü ikili tanımadım hayatımda!