18 Mayıs 2009 Pazartesi

tEK sEferde İÇİne Çekeceksin!


Geçen akşam anneannemin evinde oturuyorduk. "Ajans" bitti dedem "Hadi ben yatıyorum kızım" dedi, kalkıp odasına geçti. Anneannem zehir hafiye, dedem ne yapsa işi gücü onu takip etmek. Dedemden 1 - 2 dk. sonra o da kalkıp gitti. Yine 1 - 2 dk. sonra kapıda belirdi, eliyle işaret ederk "gel" dedi. O kadar kalkasım yoktu ki yerimden. Şimdi pencerenin kenarına konan kuşları yada aşağıda kuyruğuyla oynayan kediyi göreceğim.. Aflana poflana kalkıp gittim. "Sessiz ol içeri girme" dedi. Başımı odaya uzattım:) dedem, cam kenarında, onun krallık zamanlarından kalma atölyesindeki sandalyesinde oturmuş, camdan öyle bakıyor. O cam sadece sokağı görüyor. İnsanların yürüyüp gittiği, araba, otobüs, minibüsün itişip tepiştiği yolu görüyor. Dedem de o pencereye sanki film izler gibi bakıyor. Üzülmek, sevinmek, kaygılanmak, karmaşıklaşmak, sonra yine sevinmek arası duygular silsilesi yaşadım.
Ben küçükken, dedem gençken birgün onun yaşlanıp benim ona belli etmeden büyüyeceğim & o fark etmeden onu izleyeceğim hiç aklıma gelmezdi. Sanırım o da hiç böyle birşeyi düşünmüş olamaz. Dedem bir kükrerdi biz hepimiz "hazır ol" a geçerdik. Hala korkarız ondan, hala çekinir dan dun konuşamaz yanında bacak bacak üstüne atamayız. Sigaralar hala anneannem bekçi dikilerek mutfakta içilir, elimizde whisky bardağıyla yakalanınca "dede sana getiriyordum" denir, evden çıkarken hala "Seden nereye gidiyor" dediğinde "Yeliz'e gidiyor" cevabı verilir. Biz bütün bu numaraları sürdürmeye gayret ederken dedem de bizde an be an yaşlanıyoruz. Birgün birbirimizden ayrılacağız & evet biz onu mutlu etmiş duymak istediği şeyleri duymasına sebep olmuş olarak içimiz rahat edeceğiz. O da tıpkı cam kenarında oturuşu gibi sessiz bize bakarken bu numaraları yutmuş taklidi yapmakatan mutlu bir hayat sürmüş olacak.
Sonunda birgün ben "dedem" olacağım. Bir cam kenarından hayata, yan odadan gelen çocuklarımın & torunlarımın seselerini duyarak bakacağım. Üzerinde oturduğu sandalyenin bile binlerce anısı, o sandalyede oturup bağladığı işler, kazandığı paralarla bugünleri kurmuş olmanın huzuru... Hayat tek nefeste içine çekilecek bir büyü gibi bir anı bir anını tutmayan & asla bir önceki ana geri dönemeyeceğin...
Ps. ofisteki bu sandalyeyi eve götürmenin yollarını arıyorum!

10 yorum:

Sebnem'den dedi ki...

Sed...
Çok güzel yazmışsın..Dedene ve Anneannene ve tüm ailene güzel uzun bir ömür diliyorum.
Sed yalnız senin yaşlılığını ben az çok tahmin ediyorum canım ya..:))
Hahaha..
Kül yutmaz Sed Nine..
Kızım sen bütün fırfırlıkları yap sonra başkalarının seni uyutmasını bekle...
Benimde yaşlılığım pek farklı değil hani..
Yazın balkonda,kışın cam kenarında..Saçım bir acayip ton..Kırmızı ruj...mutlaka fır fır bir çorap..ortopedik ama çiçekli bir ayakkabı..Devamlı ağzımda bir küfür..Gelene geçene,benim evin önüne park edene..Biraz yüksek sesle konuşana..Uçan kuşa,balkona konan kargaya..Söve söve:))
Dr..Erol geldi mi?:)))))))))

defneyleyasamak dedi ki...

dokundu be Sed'im...

tubik dedi ki...

Ofiste okumamış olsam ağlamamak konusunda hiiiç çaba harcamazdım.

Dede ne güzel birşeydir. Ben hiç o duyguyu tadamadım. Ne dede , ne de anane ya da babane doğru dürüst...

Bayramda el öpüp harçlık almak diil sadece özlediğim. Dede kokusu vardır eminim mesela. Bi de dede şımartması. Bi de dedenin olmasınının ebeveynler karşısında sana verdiği çocuksu güç..

Hep böyle anlatılır, hep özlerim. Çocukluğum dedesiz ve eksiktir.

Uzun ömürler dedene de annanene de..

SEDEN dedi ki...

ŞEbo,

:)))))

ya sen yaşlandığında bi de apartmanın önğnde duvarda oturup çitliyolara da söylen taaam mı:)))

bi de çevre komşuların kızları gece kaçta geldi, haftada kaç farklı arabayla eve bırakılıyolar:)))

içerikli ortopedik ayakkap:) o kesin bende de olur:) bi de marika gibi tepemde bi kuş yuvası eksik giyinir deli deli yürürüm cadde de:)

en güzeli de 42 beden olmadığımı 36 beden olduğumu idda ederek mağazaları delirtirim:))

SEDEN dedi ki...

Tub,

dede öyle bişi ama dokunuyo, içine işliyo..
darısı sizin başınıza kızım defdef torun yapar büyür de anane dede olursunuz:)

SEDEN dedi ki...

Tubi,

ben babaanne tanımadım:)

benim babaannelere bedel anneannem var:) onun & dedemin yerini bu gezegende kimse tutamaz.

dedem höt dedi mi babam bile susardı:) bi yanda eğlenirdik he-man gibiydi :) bi yandan da korkardık.

dedem & anneannem için biz yatırımın getirdiği faiziz:) anneannem anne kartal toplardı bütün torunları bir yere dedem akşamları sayım yapardı:)

şimdi dede kokusu diyosan gel:) bak dedemle anneannemi bi tur sana vericem:) ama dedem arabanın kesinlikle ön koltuğunda oturup yüksek sesle konuşur:) anneannemde arkadan "tahsin sus çocuk araba kullanıyo" diye fısıldar:)))

umarım sen & cenk dede anneanne/babaanne olur doyasıya bu açığı kaparsınız:)

Tanya's dedi ki...

Sed,

Ben ajansı almaya başladım.biliyorsun..Bedenim konusunda iddialarım da başladı..eyvah mı acaba?

Hayat öyle güzel ve eşsiz ki..keyfini çıkarmalı..her anın..ee götür sen o zaman o sandalyeyi eve..n'apalım..

Adsız dedi ki...

1)çok duygulandım elbette..
2)irtibata geç benne yoksa enişteme (dedene) bana gelmedigini solerim gorursun:)

SEDEN dedi ki...

Tanyaaaa,

ajans:SSS nümayiş:SSSS
sen daha çok küçüksün bu lafları kimden öğrendiğini de bilmiyorum:)))

oh sandalyemi de alırımm:)

SEDEN dedi ki...

Lis,

:)))))
salaksın bence:)
seni de bizde sanıyolar çünkü:)