22 Mayıs 2009 Cuma

32. Gün 23. Yıl - Haddini bil!- Kendine Gel!- Sen de Şerefsizsin- O laflarını sana yutturacağım!-

SKANDAL!!!!!
Diyecek söz bulamıyorum. Başlığa yazdığım o nidalarla inledi dün gece ekranlar. Bence gören herkes şoka girdi. "Olmaz, Olamaz" dedi. Herşeyden önce ölmüş bir insanın adı suçlamalar içinde geçti. Acınacak hale mi geldik! İçimiz bu kadar fokurduyor & biz gaflet uykusunda mıyız?

Türkan Saylan- çok ciddi bir isim bu isim. Ağzından çıkarken yanına koyacağın kelimeleri özenle seçmeni gerektirecek. Arkasından değil yüzüne konuşulacak biri. Ona herkes "Türkan Hoca" diyor. Sahip olduğu vasıflara erişmek için üniversitelerimizde "Neden saçların beyazlamış arkadaş sana da benim gibi çektiren mi var" ecosu eşliğinde sahip olunan.

Kimsenin uğraşmadığı bir işle uğraşmış bir insan o. Kadın, anne, saygıdeğer, İNSAN!, karınca o bir sürü şey & şimdi yok. Ölümü acındıracak değilim bu ona hürmet demek değil. Sadece belirtmek istedim kimse farkında değil herhalde o artık yok.

Koca koca adamlar.. İnsan birbirinden bunca nasıl nefret eder! Nefretimi kazancak biri canımı çok acıtmış biri olmalıdır ki zaman içinde nefretle canımı acıtmaktansa onu yoksayarak yaşamayı tercih ederim. Ama dün gece nefret kustular birbirlerinin yüzüne. Belki yakınlarında olsak, tükürükler fışkırtarak, utanmadan, milyonların izlediği bir programda olduklarının nasıl farkında olmadıklarına şahitte olabilirdik. Kullanılan o cümleler hala kulaklarımda çınlıyor. Belki de onun için uyku girmedi gözüme.

Ben sadece sokak kavgalarında duydum bu lafları, bazen maç sonrası, bazen trafikte.. İnsanların bedenlerine yabancılaştığı yerlerde.. "O lafları sana yutturacağım" "Şerefsiz" sanki o programa gelmeden önce birbirlerinin eşlerini ellerinden aldılar, sanki biri ötekinin namusuna laf etti, sanki biri ötekinin parasını çaldı, sanki kan davası var aralarına, sanki çok büyük bir kazık attılar birbirlerine ne yani nedir!!!

Nefretle çatlıyoruz içimizden.. Eceli gelmiş bir ulus.. Ben çok üzgünüm hiç değilse din ardına sığınan düşüncelerden "ölünün arkasından konuşulmaz yerinde rahatsız edilmez" fikrini devam ettirmelerini beklerdim. Fakat ondan bile aciz kalındı.

Bazen çok uzaklarda hissediyorum kendimi.. evimden çok uzaklarda.. ait olduğum topraklardan çok uzaklarda.. çocukluğumda öğrendiklerimden çok uzaklarda.. & her nasılsa bu uzaklık içinde neredeyse hiç ayrılmadım bu bütünden...

7 yorum:

mermaid dedi ki...

seni çok iyi anlıyorum. hissettiklerini paylaşıyorum. birbirleriyle konuşma biçimleri, öfkeleri, saygısızlıkları. çok çirkinlerdi çok. böylesi bir nefret nasıl oluştu? hangi noktada birikti bunca öfke de biz kaçırdık?:(

Tanya's dedi ki...

Zaten bütünden bir ayrılabilsek..kim tutar bizi!

SEDEN dedi ki...

denizkafalı,

öfkenin ucu kaçmış cidden & yoruyor insanı..

SEDEN dedi ki...

tanya,

o bütüne inançtan kopamıyoruz garip bişi..

tubik dedi ki...

İyi ki izlememişim de daha çok utanmamışım başkaları yerine kendimden.

Kopamıyoruz evet ama kopamadığıma lanet etmeye başladım artık.

Aslı Cin dedi ki...

Al benden de o kadar...

BU arada tasarımlarının olduğu blogu kaybettim, bana yazar mısın?

Aslı Cin dedi ki...

ok şimdi buldum haha