27 Nisan 2009 Pazartesi

GörGü - Tanıkk?!?!!



Saat 04.00 gibi.. havanın hala karanlık ama ortalığın sessizliğinden saati tahmin ediyor. Sesler geliyor. Uyku mahmuruğundan yada aklına getirmemezlikten, işte birşeyden dışarıdan gelen seslerin münasebetsiz inşaatçılara ait olduğunu düşünüyor. Yatakta öbür tarafa dönerken bir iki ses daha geliyor sonra uykuya yenik düşüyor.

Saat biraz daha ilerlemiş günağrıyor. Helikopter sesleri, gürültü artarak yükseliyor. Korkuyla karışık uykudan uyanmama düşüncesi.. Derken münasebetsiz inşaatçılardan ibaret değil herşey fark ediyor. Ayaklanıyor. İlk olarak bilgisayarı açıyor.. Arama motorlarından polisin telefonunu bulup numarayı çeviriyor. "Sabahın erken saatlerinden beri sesler geliyor, evden çıkmak istersek.." cevap kısa "Bilgi veremiyoruz sokaın durumuna göre dışarı çıkın". Korku yok şüpheyle televizyonu açıyor. Gözbebekleri büyürken dehşetin boyutuna şahitlik ediyor. Yanıbaşında dünya Filistin'e dönmüş. Telefona sarılıp anneannesini arıyor, "Sakın sokağa çıkma, sakın bizim oralara gelme, panjurları kapa, camlardan uzak dur!". Yaşlı kadını telaşa vermek istemiyor "Televizyonu aç" diyerek kapatıyor telefonu. Sonra tanıdığı kim varsa bir yandan giyinirken onları aklından geçiriyor. İşyerini arıyor durumu anlatıyor tedirginliğin içinde şaka bile yapıyor. Ne de olsa o sadece yanıbaşında! Giyinik, dolaşmaya başlıyor evin içinde. Dışarıdan gelen seslerden camlar titriyor. Her elde "Ya birine birşey oluduysa" diye panikliyor. O saatte ordan geçen börekçinin çırağı, kuaförün kalfası, komşunun kızı, dıdının dıdısı! Ne olur kimse olmasın! Fakat oluyor ne yazık ki dıdının dıdısı olmayan birilerinin canları fena acıyor.

Saatler ilerliyor. Telefonlar durmadan çalıyor. Bir yerlerde onu da merak eden birileri var. Soruyorlar. Cevaplıyor. "Mahallem" dediği yere yabancıymış meğer.. "Evim" dediği yer yabanmış. Evinde de güvende olmadığı bir yerde hissediyor. Vatan? Bayrak? Özgürlük? Hayat? Nefes? Soluk?

O anda bir hız evden çıkması gerekse ne alacak yanına. Mal canın yongası, ne acı insan materyallere, maddeye, cansız bir sürü şeye candan bağlı. Birini almaktansa hiçbirini yeğliyor. Sürüp gidiyor dışarıda sesler artarak. Camlar titredikçe, karşı apartmandakiler pencerelere üşüştükçe büyüyor.

Bir anda bitmek bilemyen bir hareket başlıyor. Olduğu yerin adını sorguluyor kafasında, duyduklarına gördüklerine inanamaz bir halde o kötü sessizlik geliyor. "Kötü" son 9 yılın en büyüğü! En kötüsü! En birşey ama "EN"i!

Birileri canını orada bırakıyor. Birileri mücadele veriyor ameliyat masasında, birileri korkuyor üst katta, birileri gerildikçe geriliyor yanıbaşında, birileri merak ediyor, birileri tanıklık ediyor. Haberleri süsleyen kareler sokağına, evine giriyor. Yollarında bisiklet sürmeyi öğrendiği, kenarında oturup top koşturan arkadaşlarını izlediği o ev. Artık o eski ev değil onun için, anlamı, mahiyeti koca bir mabet sanki. Bugün onun sokağının köşesinde kan izleri var.

Çok uzak bir yerlerde gizlice ağlayan, gizlice sevinen birileri var. Ama ne yazık ki hepsi kardeş hepsi bu vatanın evladı. Onları bu hale koyanlar bile onların kaderdaşı.




10 yorum:

Sebnem'den dedi ki...

Sedciğim....
Doğru canım sizin o tarafa çok yakındınız..
Ben dehşet içinde seyrettim..İnanamadım...
Ne oluyor,neler yapılıyor..inan fikrim yok..

tubik dedi ki...

Teksas gibi ya.. İnanılmaz.. Sokakları kapattılar.

Tek kişilik dev örgüt, insanların içine korkuyu, endişeyi, ümitsizliği bir güzel saldı.. Birilerinin canını birilerinin inancını aldı...

SEDEN dedi ki...

Biz 2 yan apartmandaydık.

Adsız dedi ki...

hane hep uzakta olurdu, üzülürdük,tepkilenirdik,ama hiç bukdar yakına gelebileceğini bağken bostanken büyüdüüm o sokakta böle bişi yaşanabileceğini demek ki düşünmemişim.dehşete kapılmak deyiminin tam da içindeyim.mutsuzum.herkese geçmiş olsun.

Tanya's dedi ki...

Bize uzak olduğu zaman canımız acımadı belki bu kadar...yakınımızda yöremizde hissedince şiddeti içimiz sızladı..korktuk cok.."bizim evin orda bomba patladı" dedik.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Çok geçmiş olsun Seden! Umarım iyisindir.

gnhnm dedi ki...

ipleri ne yazık ki sandıklığımız kişilerden çok başkaları tutuyor. Ve verilen gazlar, atılan zarlar, harcanan piyonlar Türkiye milletini ( dikkatini çekerim tük milleti değil ) şah mat konumuna getiriyorlar bir şkeilde. Herşey bu kadar kolay, kazanılmak adına çalışılan özgürlükler başka özgürlükleri bitiriyorr. Sonra kazanılan sanılan özgürlük o uğurlarında savaştıklarından çok farklı çıkıyor. Vakti zamanında kominist bir annenin çocuğuğuyum, lise bırakarak çözümü bulmuş, ayrıca aynı böyle örgütlerde büyük(!) işlere imza atan eski kominist bir tanıdık. şimdi dolar babası oldu. Dünyanın dişlileri çok farklı çok....

Zehra dedi ki...

geçmiş olsun. terör hedefine ulaştı bir kez daha insanların yüreğine korku salmayı başardı. malesef:( dilerim bir daha yaşanmasın hiçbir yerde.

zilsizzarife'nin yeri dedi ki...

Sed'cim,
Çok acı işte.Birilerinin canı yandı.Hatta benim iş arkadaşlarımdan birinin canı çok fena yandı.Hala bitmiyorlar,eksildikçe çoğalıyorlar.Allah'a emanet yaşıyoruz işte....

zeya dedi ki...

Seden geçmiş olsun. TV'den film gibi seyrettik ama çok çok yakında olması korkutucu hem de çok :(