17 Aralık 2008 Çarşamba

** atLıkarıNcaDa Kalp dAmaR Sertlİği **

Bayılırım lunapark ışıklarına.
Karşısında durup saatlerce bakabilirim ve o tıngır mıngır müzikleriyle hayallere dalabilirim.


Babamla uçaklara binerdik, salakça bi düğmesi vardı basınca burnundaki ışıkları yanar söner bi de "Ciuuuv Ciuv" efektli bi ses çıkartırdı.

Uçağı havaya kaldırmak için el freni benzeri bi kol ve ben sürekli havada uçuşuyorum.

Arka uçakta babam sürekli "Ciiiiuv Ciuv" düğmesine basıyor, aynı anda kahakahayı da basıyor.

Mode
rn çağın kızılderelisi ben, Red Kit de babam.





Çarpışan arabada LadY LiS'le kapışırdık. Onun o zaman TomFordları yoktu. Herşey bi BMx ve Pinokyo bisikletten ibaretti.. Bi küçüklere vardı bi de büyüklere:) Ehlyetimiz yoktu ama yolların kralıydık! (Tıpkı babasının kucağında 3 yaşında direksiyon başına oturan o çocuklar gibi yada annelerinin "Çok iyi şoför 13 yaşından beri araba kullanıyor" dedikleri o veletler. Biz özenirdik fakat arka koltuktan öteye geçemezdik. Bizim arabların direksiyonlarında 18 yaş radarı vardı, sinyal sesi tıpkı beş kardeş şaplağını andırıyordu..) Kaptık mı biletleri arka koltuk sendromu sona erer "Büyüklere bincez di mi" diye koşuşurduk.


















Korku tüneli, kamikaze, balerin, gondol.. ne zaman binsem kusar, çığlık atar erkenden inerdim. Onların ışıkları yetrdi bana...


Büyüklere çarpışan arabaya, büyük gelmeye baş
ladığımızda bile gittik lunaparka.. Rodeo başında durup sivri burunlu köse ayakkabılarla, kot pantolonlarını çeke çeke, zıpır zıpır zıpırdayan sığırın tepesinde, pantolonu yırtılanlara gülerdik.




Fakat hiçbişi "Merry Go Round"un yerini tutamadı :)


















Öyle ki üniversite yaşlarımda birgün eve dönerken vapurda bir dergi bulmuştum. Dergide moda çekimi yarışması vardı.

Fikrini yazıp gönderiyorsun, fonfon (:her emeği her düşünceyi tü kaka, bböööeeek çirkin diye eleştiren) juri ekibi bakıyor inceliyor, fikrin tutarsa çekimi yapıyor ve gelecek sayıya kapak oluyorsun.

Aklıma ilk gelen mor, turuncu, yeşil, fuşya haute couture elbiseler, saçı başı didiklenmiş gibi taranmış ve yüzlerine tüylü, taşlı ve maskeli makyajlar yapılmış mankenlerin atlıkarınca üzerinde fotoğraflanması olmuştu....






















































































































* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Gözlerim dalıyor şimdi şu karşımda bi süre sonra koca bi bina ile kapanacak güneşin batışına.. Atlıkarıncada olmak istiyorum, hayallerimin kucağında,
Rengarenk ışıklarda her gözlerimi kapatıp açışımda güneşin batışını, ayın doğuşunu, Eminönü İskelesi'nde balık ekmek sandalları varken önündeki soğan kutularından, soğanları çalıp karnını doyuran çocukları, kedi çişi cama vuran yağmuru, rüzgarı, dalgaları görmek istiyorum.
Kulaklarımda,

People are strange when youre a stranger
Faces look ugly when youre alone
Women seem wicked when youre unwanted
Streets are uneven when youre down
When youre strange
Faces come out of the rain
When youre strange
No one remembers your name
When youre strange
People are strange when youre a stranger
Faces look ugly when youre alone
Women seem wicked when youre unwanted
Streets are uneven when youre down
When youre strange
Faces come out of the rain
When youre strange
No one remembers your name
When youre strange
When youre strange
Faces come out of the rain
When youre strange
No one remembers your name
When youre strange

Çalarken kaç adamın daha aynı anda böyle yakışıklı ve yaratıcı olduğunu düşünüyorum
Aklıma gelenleri kimselere söylemek istemiyorum
Saçma bi tebessüm takılıyor yüzüme
Çünkü ben artık bütün dduyguları birbirine karıştırıyorum
Halime gülüyorum, senin de gülmeni istiyorum,
Gocunmuyorum, utanmıyorum, sıkılmıyorum,
"mıyorum"lu bi sürü kelime biliyorum.




5 yorum:

Adsız dedi ki...

haydi kaLk gideLim eski günneRde ki gibi çaRpışan aRabaLaRaaa:)))ösLemişimm..zate de başka bişeye binemesdim izLeRdim sadceee sende benne:))

SEDEN dedi ki...

hahahah:)

atlıkarıncaya bincem bi de çarpışana:) taaam mı?

Tanya's dedi ki...

Ben götürim mi sizi lunaparka..kusmak yok ama..bide iste-miyorum.

SEDEN dedi ki...

kusma konusunda söz veremiyorum son gidişimiz de kusmuştum (Bu Sene:))

ama evet lunapark istiyoruuuuuuuum:)

mermaid dedi ki...

ayyy bunlar benim gözlüklerdennn:)